KUZEY KAFKASYA DEVLET DİLİNİN OLUŞTURULMASI İÇİN İKİ SAVAŞ ARASI DÖNEMDE POLONYA’DA YAPILAN ÇALIŞMALAR

 PRZEMYSŁAW ADAMCZEWSKİ

PhD (History), Researcher Institute of Political Studies
Polish Academy of Sciences, Warsaw, Poland

ÖZET

Makale, Polonya’nın iki savaş arası dönemde, Kuzey Kafkasya’da Sovyet Rusya’dan ayrılarak bağımsız bir devlet kurulması meselelerine ilişkin faaliyetleri incelemeyi amaçlamaktadır. Kuzey Kafkasya’da konuşulan dillerden hangisinin kendi topraklarında bağımsız bir devlet kurulması durumunda resmi bir dil işlevini yerine getirmesi gerektiğini belirleme girişimleri çalışmanın ana odak noktasıdır. Kuzey Kafkasya Diller Komitesi bu görevi yerine getirmekle görevlendirildi. Komisyon 1933’te kuruldu ve Varşova’daki Doğu Enstitüsü Başkanı ve önde gelen bir Promethe aktivisti olan Stanislaw Siedlecki tarafından yönetildi. Onun yanında, Polonya Dışişleri Bakanlığı temsilcisi, iki profesör Olgierd Gurka ve Ananiy Zajączkowski ile aralarında Said Şamil, Bagautdin Hursh, Ibragim Çulik, Urkhan Tarky, Barasabi Baiytugan’ın da bulunduğu Kuzey Kafkasya göçmenlerinin temsilcileri ile Janbek Havjoko, Magomed Girey Sunç ve diğerleri de komiteye katıldı. İkinci toplantıda üyeler Kumuk dilinin Kuzey Kafkasya’nın resmi diline uygun olduğu sonucuna vardılar. Azerbaycan, İdil-Ural, Kırım ve Türkiye gibi komşu bölgelerde konuşulanlara benzemesinin yanı sıra bölgedeki en yaygın dil olarak kabul edildi. Adıge dili de bu rol için yeterliydi, ancak sonradan bu fikir terk edildi. Bunun nedeni, geçmişte Kuzey Kafkasya’da yaşayanların çoğunluğunu Çerkesler oluştursa da, 19. yüzyılın ortalarında büyük bir göçün ardından nüfuslarının önemli ölçüde azalmış olmasıydı.

Polonya’da 1930’larda ortaya çıkan Kuzey Kafkasya’nın resmi dilini belirleme konusu, Sovyetler Birliği’nin çöküşüne ilişkin iddialı planları olduğunu gösteriyor. Bu, amacı Rusya sınırlarını 16. yüzyılın Moskovalı Rus’unu eski yerine geri göndermek olan Józef Piłsudski’nin görüşlerinin bir sonucuydu.

 Anahtar Kelimeler: Prometheism; Polonya-Kafkas ilişkileri; resmi dil; kuzey Kafkasya göçü; savaşlar arası dönem.

***

Bağımsızlığını yeniden kazanmasıyla, Birinci Dünya Savaşı Polonya için sona erdi. Promethe kavramı, gelecekte devletlerini korumak ve güvenliği sağlamak için Polonya siyasi eliti arasında geliştirildi. Ana amacı, Polonya ile Sovyetler Birliği’nde yaşayan Rus olmayan halklar arasında yakın işbirliğinin geliştirilmesiydi. Prometheizme dayalı siyasi projeler Józef Pilsudski 1 ve personeli tarafından oluşturuldu. 1904’te, Polonya Sosyalist Partisi’nin bir temsilcisi olarak, Tokyo’daki Japon hükümetine, Polonya ulusal hareketinin amacının, diğer şeylerin yanı sıra, “Rusya İmparatorluğu’nu çöküşe götürmek ve kompozisyonuna zorla dahil edilen halkların bağımsızlığını sağlamak” olduğunu belirttiği bir mutabakat sundu.  Pilsudski’ye ideolojik olarak yakın bir askeri tarihçi olan Vladislav Pobug-Malinovskii 2, Polonya siyasetinin amacının Rusya’yı parçalamak ve onu 16. yüzyıldaki gibi bir Moskova devleti haline getirmek olduğuna inanıyordu.

Piłsudski’nin, Polonya’nın doğusunda, Rusya’ya karşı bir tampon rolü üstlenecek ve Polonya’nın yakın ittifak içinde olacağı bağımsız devletlerin kurulmasını öngören “federal” konsept  büyük popülerlik kazandı. Bu tamponun sadece Polonya’nın Litvanya, Beyaz Rusya veya Ukrayna gibi doğrudan komşularını değil; Kafkasya’da bulunanlar da dahil olmak üzere diğer ülkeleri de kapsayacağına dikkat edilmelidir. Gürcistan Demokratik Cumhuriyeti ve Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti ile diplomatik temasların kurulmasına yönelik tedbirlerin alınmış olması da bunu kanıtlıyor. 3

J. Pilsudski’nin federal kavramı, esas olarak Polonya-Bolşevik savaşının ve 1921’de Riga Antlaşması’nın imzalanması sonucu çöktü. Savaşan taraflar arasındaki sınırlar belirlendi, ancak Belarus ve Ukrayna’nın bağımsızlığı verilmedi. Polonya ayrıca Litvanya ile yakın ilişkiler kuramadı: Vilnius konusundaki çatışma, hedefe ulaşmada ciddi bir engel haline geldi. Federal konseptin yerine getirilmeyen görevleri, 1920’lerin başlarında gerçek bir karaktere bürünen Promethe Hareketi’ne aktarıldı. Polonya yetkilileri, ülkelerinin güvenliğine yönelik ana tehdidi gördükleri için, Hareket, Sovyetler Birliği’ne muhalif  olarak ve uluslararası konumunu zayıflatmaya yönelik konumlanmıştı. Ayrıca bu durumda sadece devletlerle işbirliği yapmakla sınırlı kalmadı, Polonya’nın yakın çevresinde teorik olarak devletler kurabilen, aynı zamanda SSCB’nin diğer bölgelerinde de bunu yapabileceklerle irtibatlandı. Bu nedenle, Karelya’nın Finno-Ugrik halklarının temsilcileri, Kafkasya ve Orta Asya sakinleri ve Volga bölgesinin Tatarları ile temaslar kuruldu. Promethe hareketi içindeki en az işbirliği Kozaklarla oldu, ancak yine de bazı temsilcileri bunu kurmaya çalıştı. Engel, her iki tarafın da birbirinden toprak talep ettiği  Kozak-Ukrayna düşmanlığıydı. Burada Polonyalı geniş bir çevrede Rus emperyal politikasının yürütülmesinde Çarlığın vurucu gücü olarak Kozaklarla ilgili tarihsel olarak bir memnuniyetsizlik olduğunu belirtmek gerekir. Kafkasya’da, Polonya Promethe Hareketi’nin temsilcileri birçok olay başlattı.

Özellikle, başta sosyalist görüşlere bağlı olanlar olmak üzere aktivist göçmenler finanse edildi, ayrıca Polonya tarafı yayınevlerine para verdi (örneğin, Paris’te yayınlanan “Prométhée” dergisi ve Varşova’daki “Kuzey Kafkasya” dergisi), Polonya ordusunda görev yapacak sözleşmeli askerler alındı.

Kafkasya’da bağımsız devletlerin kurulması durumunda, bu askeri şahıslara Polonya ile bir irtibat görevi verilecekti.

Promethe Hareketi’nin faaliyetlerinden biri de, Kuzey Kafkasya için tek bir dil oluşturma çalışmasıydı. Şubat 1917 devriminden hemen sonra Kafkasya’da ortaya çıkmıştı, Polonya’da üretilmiş yeni bir fikir değildi. Dilbilimcilerin yerel alfabelerin birleştirilmesine yönelik çalışmaları, Kuzey Kafkasya’nın Sovyet Rusya’ya dahil edilmesinden sonra üstlenildi. Bu, Varşova’da yayınlanan “Kuzey Kafkasya – Şimali Kafkasya” dergisinin  4 sayfalarında düzenli olarak yazılmıştır. Polonya’da, Bolşeviklerin Kuzey Kafkasya’daki dili birleştirme çabalarının görünümde olduğuna inanılıyordu. Bolşeviklerin durumu sadece propaganda amacıyla kullanmaya çalıştıkları ve gerçek bir birleşme arayışında olmadıkları düşünülüyordu.

Polonya’da, Kuzey Kafkasya için tek bir dil üzerinde çalışma 1930’ların başında başladı ve Varşova’daki Doğu Enstitüsü tarafından koordine edildi. Yukarıdaki konularla ilgilenen en önemli organ, 1933’te oluşturulan Kuzey Kafkasya Dilleri Komitesi idi. Komiteye, Doğu Enstitüsü başkanı ve Promethe Hareketi’nin önde gelen aktivisti Stanislav Sedletsky 5  başkanlık etti. Komitenin çalışmalarına kendisine ek olarak Michal Domashevich 6  ve Polonya tarafından iki bilim adamı  katıldı: Varşova Üniversitesi profesörü ve aynı zamanda Doğu Enstitüsü genel sekreteri Olgerd Gurka 7 ve Ananii Zayonchkovsky 8, oryantalist-Türkolog ve Karay aktivisti.

Komite ayrıca Kuzey Kafkasya göçünün temsilcilerini de içeriyordu. Bunlar arasında, 1930’larda Varşova’da yaşayan  Avar orjinli Kuzey Kafkasya Dağlıları Halk Partisi’nin lideri Said Şamil 9 de vardı. Komitedeki ikinci Avar askeri albay Bahauddin Khurş oldu 10. Ayrıca iki Kumuk vardı: Profesör Urkhan Tarkovsky 11  ve Yusuf-Bek Umaş 12; ve iki Osetyalı Barasabi Baytugan 13  ve Balo Bilatti 14. Komitede ayrıca bir Balkar Mahomed Girey Sunç 15 , Abhaz Mahomed Chukua 16, Abazin – Tapanta 17  -Hussein Kumuz 18, Çeçen  İbrahim Çulik 19. Komitenin sekreteri Adıge – Janbek Havjoko 20  oldu.

Komitede diller alanında uzman olan sadece üç bilim insanı vardı, seçili dil de Türkçeydi. Komite üyelerinin çoğu istihbarat, karşı istihbarat ve sabotaj faaliyetleriyle uğraşıyor ve Polonya Ordusu’ndan aldıkları hibeler sayesinde Polonya üniversitelerinde okuyorlardı. Örneğin, B. Billati 1930’da Varşova’ya geldi ve girdiği Siyasal Bilimler Okulu’ndan 1935’te mezun oldu [4, s. 155]; M. Chukua 1928’de Varşova’ya geldi ve Yüksek Ticaret Okulu konsolosluk fakültesinde okudu [4, s. 156]; J. Hovjoko 1931’den Varşova’daki Yüksek Ticaret Okulu’na girdi ve 1935’te mezun oldu [4, s. 155].

Kafkasya Dağlıları Halk Partisi mensupları Varşova’da. (1933) – Ayaktakiler, soldan: Balo Bilatti, Barasbi Baytugan, Ahmet Canbek Havjoko. Oturanlar, soldan: İbrahim Çulik, Muhammed Çukua, Leh senatör Stanislav Sedletski, Albay Bahaeddin Hurş ve Mehmet Girey Sunç.

Komite, Kafkasya’dan Polonya ordusu subaylarını kapsıyordu. Bu nedenle, komite üyelerinin ezici çoğunluğu dilbilimci değildi, sadece anadilinin konuşmacısı olarak katıldılar.

Komitenin ikinci toplantısında üyeler Kumuk dilinin Kuzey Kafkasya için en uygun devlet dili olacağı sonucuna vardılar. Bu dört nedenden dolayı haklıydı. Birincisi, komitenin üyeleri bunun Kuzey Kafkasya’da konuşulan tüm dillerin en basiti olduğuna inanıyorlardı. İkinci olarak, bölgenin en popüler dili olduğunu ve zaten kısmen etnikler arası iletişim dili olarak kullanıldığını vurguladılar. Üçüncüsü, Kafkasya’daki yerli nüfusun çoğunluğunun, örneğin Balkarlar, Karaçaylar ve Nogayların Kumuk’a çok benzer bir dil kullandığına işaret ettiler. Dördüncü neden, Kumuk dilinin en yaygın Arapça ve Yafetik kökenli kelimeleri içermesiydi. 21 Kuzey Kafkasya’daki diğer halklar ve etnik gruplar tarafından kullanılmaktaydı.[ 3, s. 17].

Komite üyeleri için Kumuk dili, bağımsızlık kazanıldıktan sonra, önemli ekonomik, siyasi ve kültürel ortakları olarak gördükleri Kuzey Kafkasya’nın komşuları  Azerbaycan, İdil-Ural 22 , Kırım ve Türkiye dillerine en yakın olması da önemliydi. Ortadoğu’daki Kuzey Kafkasya göçü konusu da bu bağlamda önemliydi. Komite üyeleri, diaspora üyelerinin çoğu ana dillerini unutmazken, onların da Türkçe konuştuğunu söyledi. Pek geniş bir entelijansiyayı içeren bu gruba, Kuzey Kafkasya’da bağımsız bir devletin yeniden kurulmasında önemli bir rol verildi.

TABLO – Kuzey Kafkasya Dilleri Komitesi tarafından geliştirilen birleşik alfabe.

Bir devlet dili oluşturma konusunu tartışılırken Adıge dili de önerildi. Ancak, geçmişte Adıgelerin, 19. yüzyılın ortalarındaki büyük göçten önce Kafkasya sakinlerinin çoğunluğunu oluşturmasına rağmen sayıları önemli ölçüde azaldığı için bu fikir sonra terk edildi. Tüm Ortadoğu’da önemli bir rol oynasalar da, Kafkasya’da ağırlıklarını yitirmişlerdi. [3, s. 18]

Komitenin toplantılarında, tüm Kuzey Kafkas dillerinde bulunan ortak kelimelerin toplanması çalışmalarına temel teşkil edecek bir -Kumuk-Avar-Adıgece-Çeçen-Oset-Abaza-Abhazca kelimelerden oluşan Lehçe Sözlüğü geliştirilmesine karar verildi. Bu faaliyeti gerçekleştirmek için komite, ders kitapları, sözlükler vb.  gerekli bilimsel materyalleri edinmeye ve ayrıca Sovyet döneminde yayınlanan ulusal Kuzey Kafkasya Cumhuriyetleri’nin tüm ders kitaplarını orada kullanılan transkripsiyon yöntemini tanımak için kullanmaya karar verdi. Bu çok fazla soruna neden oldu ve kısmen başarılabildi. Bütün materyalleri toplamanın imkansız olduğu ortaya çıktı ve bu nedenle komite, Kafkasya’da kullanılan belirli dilleri konuşan üyelerinin bilgi ve birikimlerini kullanmak zorunda kaldı. [3, s. 18-19]

Komite, çalışmaları sırasında, Kuzey Kafkasya alfabelerini Latin alfabesine göre birleştirmeye karar verdi. Komite materyallerinde, Kafkasya’ya Rusların gelmesinden önce bölgede Arapça transkripsiyon kullanıldığı, daha sonra Çarlık döneminde Kiril alfabesiyle değiştirildiği belirtiliyor. Buna karşılık, 1921’den sonra Bolşevikler Latin alfabesine güveniyorlardı; komiteye göre, işgalciler tarafından yürütülen Ruslaştırmaya karşı çıkan ve Sovyet sistemine güven uyandıran Kuzey Kafkasyalıların uyanıklığını bu şekilde yatıştıracaklarını varsayıyorlardı. Öte yandan Bolşevikler, hükmettikleri halklar arasındaki “medeniyet misyonlarını” dünyaya göstermek istiyorlardı. Komite, Sovyet hükümetinin yakın zamanda Kiril alfabesine geri döndüğünü belirtti. Ona göre bu şekilde, tüm gücüyle Kuzey Kafkas alfabelerinin birleşmesini engellemeye ve yerel halkların doğal birleşme süreci yok edilmeye çalışılıyordu. [3, s. on dokuz].

Komitenin faaliyetlerinin sonuçları şu şekildedir:

1) Latin alfabesine dayalı 47 harf içeren birleşik bir Kuzey Kafkas alfabesi geliştirildi;

2) Polonya-Kuzey Kafkasya (Polonya-Kumuk-Adıge-Çeçen-Osetya-Abaza-Abhazca) sözlüğünün oluşturulması için çalışmaya başlandı, ancak tamamlanamadı.

Kuzey Kafkas dillerinin hem ses, hem de anlam bakımından birçok benzerliği olduğu sonucuna varıldı. Bu nedenle komite üyeleri, Kumuk dilinde ortak ses ve anlam taşıyan tüm kelimelerin yer almasının ardından, bu gerçeğin Kuzey Kafkasya’nın tek bir dilinin tanıtılmasına katkı sağlayacağı sonucuna varmışlardır.  Kuzey Kafkas-Lehçe Sözlüğü’nün bitiminden sonra, tüm Kuzey Kafkas dillerinde yalnızca ortak kelimeleri içeren bir sözlüğün geliştirilmesine başlanmasına karar verildi [3, s. on dokuz].

Kuzey Kafkasya Dilleri Komitesi’nin Kuzey Kafkasya için bir devlet dili oluşturmayı amaçlayan faaliyetlerinden, iki savaş arası dönemde Jozef Pilsudski etrafında birleşen Polonya siyasi elitinin siyasi planları ve bu bölgenin yeri hakkında sonuçlar çıkarılabilir. SSCB’yi ana tehdit olarak gördüler ve uluslararası arenada zayıflamasını sağlamaya çalıştılar. Bu amaçla, Sovyet devletinde yaşayan ayrı gruplar tarafından ulusal devletlerin kurulmasına sağlamaya çalışan Promethe Hareketi’nin faaliyetlerinin de temelini oluşturan çokulusluluğu kullanmak için girişimlerde bulunuldu. Kuzey Kafkasya örneğinde sorun etnik parçalanma idi. Polonyalı politikacılara göre, yalnızca bölge sakinlerinin birleşmesi ve bir devletin kurulması ana hedefe ulaşmayı sağlayabilir ve bölgedeki diğer ülkeler tarafından hesaba dahil edilebilir. Ayrı etnik gruplara dayanan küçük devletlerin uluslararası arenada önemli bir rol oynayamayacağı varsayıldı. Kuzey Kafkasya’da ikamet edenlerin tek bir devlet kurması için atılan adımlardan biri de tek bir resmi dilin oluşturulmasıydı.

Komitenin Polonyalı politikacılar tarafından kurulması, Polonya devlet güvenliğinin çıkarları dikkate alınarak belirlendi. Kuzey Kafkasya’daki Sovyet otoritelerinin de aynı hedefler için yönlendirildiğini belirtmek önemlidir. Ancak Polonya tarafının planları daha uzun vadeli hesaplanmıştı.

____________________

1  Jozef Pilsudski (1867–1935) – Polonyalı devlet adamı ve askeri lider. 1918-1922’de devlet başkanıydı. Mayıs 1926 darbesinden sonra, Polonya’nın iç ve dış politikasının biçimi üzerinde belirleyici bir etkisi oldu.

2  Vladislav Pobug-Malinovsky – 1899-1962’de yaşadı. 1920’lerde Askeri Tarih Bürosu’nda çalıştı ve 1931’den itibaren Dışişleri Bakanlığı Tarih ve Bilim Dairesine başkanlık etti.

3  Örneğin, J. Pilsudski’nin yakın arkadaşı Titus Filipovich, 1920’de oluşturulan “Güney Kafkasya Özel Misyonu”na başkanlık etti. Misyon, Gürcistan ile askeri bir ittifak için bir plan geliştirdi. Azerbaycan ile benzer bir ittifak kurulacaktı, ancak daha yakın müzakereler yapılmadı. Bunun nedeni, Kızıl Ordu’nun, T. Filipovich başkanlığındaki bir Polonyalı heyetin şehre gelişinden birkaç gün sonra Nisan 1920’de Bakü’yi işgal etmeye başlamasıydı. Bakınız: W. Materski, Polsko-gruziński sojusz wojskowy 1920 [in:] Wojna polsko-sowiecka 1920 roku: przebieg walk i tło międzynarodowe, ed. A. Koryn, Warszawa 1991.

4  “Kuzey Kafkasya – Şimali Kafkasya” dergisi Promethean etkinlikleri kapsamında Mayıs 1934’te Varşova’da yayınlanmaya başladı. Dergi, Kafkasya Dağlıları Halk Partisi’nin yayın organıydı ve diğer şeylerin yanı sıra Promethe hareketi, Kuzey Kafkasya göçü üzerine makaleler yayınladı ve ayrıca Kuzey Kafkasya’nın sorunları üzerine Sovyet gazetelerinin incelemelerini yayınladı. Baş editörü Oset Barasbi Baytugan’dı (Baytuganti).

5  Stanislav Sedletsky (1877 – 1939)  –  Polonyalı politikacı ve halk figürü. 1899’da Polonya Sosyalist Partisine katıldı. S. Sedletsky, J. Pilsudski’nin yakın bir arkadaşıydı. 1926 yılından 1939’a kadar Doğu Araştırmaları Enstitüsü’ne başkanlık etti. İki kez senatör oldu:  1922 – 1927 ve 1935 – 1938 yıllarında.

6  Büyük olasılıkla, Dışişleri ve Polonya İstihbarat Bakanlığı’nın bir çalışanı olan Michal Domashovich’ten bahsediyoruz (soyut “Vostok”).

7  Olgerd Gurka (1887 – 1955)  –  tarihçi, politikacı ve Polonya ordusunda binbaşı. 1925 yılına kadar Polonya ordusunda görev yaptı ve ardından üniversitelerde ders verdi. 1931’de Varşova Üniversitesi’nde çalışmaya başladı ve aynı zamanda Doğu Enstitüsü’nün Genel Sekreteri oldu. O. Gurka’nın bilimsel ilgi alanları arasında Polonya ile Balkan ülkeleri, Türkiye ve Kırım Hanlığı arasındaki ilişkiler vardı. Diğerlerinin yanı sıra Türkçe ve Tatar dillerini biliyordu.

8  Ananii Zayonchkovsky (1903 – 1970)  –  20. yüzyılın ortalarında Polonya’da en önde gelen oryantalist-Türkçü çalışmalardan biri, bir Karay aktivisti, Polonya Bilimler Akademisi ve Polonya Bilgi Akademisi üyesi.  A. Zaionchkovskii 1935’ten 1969’a kadar Varşova Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Bölümü’nü yönetti (Doğu Bölümüne  başkanlık yaptığı yıllar II . Dünya Savaşı ve 1945, 1950 hariç ). 300’ün üzerinde bilimsel makale yayınladı. A. Zayonchkovsky, Berlin, Tiflis ve Manchester’daki üniversitelerde fahri doktordu.

9  Muhammad Said Şamil (1901 – 1981)  –  Kuzey Kafkasyalı politikacı, yazar ve yayıncı. İmam Şamil’in torunuydu. S. Şamil 1920 yılında Kafkasya’da anti-Bolşevik ayaklanmasının örgütlenmesi içerisinde yer aldı. 1921 yılında bastırıldıktan sonra İstanbul’a yerleşti ve 30’larda Varşova’ya taşındı. İkinci Dünya Savaşı sırasında S. Şamil, Alfred Rosenberg’in daveti üzerine Berlin’e geldi. Savaşın bitiminden sonra İstanbul’a döndü.

10  Bahauddin Khursh (1891–1946)  –  Kuzey Kafkasya göçmeni aktivisti ve Polonya ordusunda sözleşmeli subay. Rusya’daki iç savaş sırasında beyazların yanında savaştı. B. Khursh bundan sonra Türkiye’de ve ardından Fransa’da yaşadı. 1920’lerin sonunda Varşova’ya taşındı ve Polonya ordusuna katıldı. B. Khursh aynı zamanda Kuzey Kafkasya Dağlıları Halk Partisi’nin bir üyesiydi. Diğer şeylerin yanı sıra Kafkasya ve Orta Doğu’da bir casus ağı kurmakla meşgul oldu.

11  Urkhan (Orkhan) Tarkovsky, 1882’de Zübeyr-bek Tarkovski’nin ailesinde doğdu. Muhtemelen 1917 devriminden sonra Türkiye’ye, sonra da Fransa’ya göç etti. 1934’te U. Tarkovsky, Varşova Üniversitesi’nde ders verdiği Varşova’ya taşındı. Ayrıca Promethe hareketinin aktif bir üyesiydi ve Oriental Institute ile işbirliği yaptı. 1930’ların ikinci yarısında U. Tarkovsky yeniden Türkiye’ye yerleşti ve Ankara Üniversitesi ve Türk Dil Kurumu’nda çalışmaya başladı.

12  Yusuf-bek Umaşev – İki savaş arası dönemde Polonya ordusuna katıldı. II. Dünya Savaşı sırasında, İstanbul’da Polonya istihbaratının bir ajanıydı. 1945’ten sonra Promethe hareketinde rol aldı. Y. Umaşev Amerika Birleşik Devletleri’nde öldü.

13  Barasabi Baytugan (Baytuganti) – 1899 – 1986. 1918’den itibaren Anton Denikin’in Beyaz Ordusunda görev yaptı. Savaşlar arası dönemde Promethe hareketine dahil oldu. Paris’te, Kafkasya dergisinin editörlerinden biriydi. Daha sonra 1934-1939’da “Kuzey Kafkasya” dergisinin editörlüğünü yaptı ve aynı zamanda Polonya istihbaratıyla işbirliği yaptığı Varşova’ya taşındı. İkinci Dünya Savaşı sırasında B. Baytugan, Üçüncü Reich’a taşındı ve Almanlarla işbirliği yapmaya başladı. Münih’te öldü.

14  Balo Billati (1900 – 1971) – Bolşeviklerin Rusya’da İç Savaşta kazandığı zaferden sonra Türkiye’ye göç etti ve 30’lu yıllarda Polonya’ya gitti. Polonya ve Türk istihbarat servisleriyle işbirliği yaptı. 1938’den beri B. Billati, Varşova’da Türkçe ve Rusça olarak yayınlanan Prizyv gazetesinin baş editörüdür. İkinci Dünya Savaşı sırasında Kuzey Kafkasya Ulusal Komitesi üyesi olduğu Almanya’da yaşadı. 1945’ten sonra Amerika Birleşik Devletleri’ne yerleşti.

15  Mahomet Girey Sunş (1883-1960) – 1917 devriminden sonra Kabardey-Balkar Ulusal Konseyi’nin bir üyesi oldu. 1920-1921’de Karaçay’daki Bolşevik karşıtı ayaklanmanın liderlerinden biriydi. Daha sonra sürgünde yaşadı. XX. yüzyılın 1930’larında M. Sunş, Promethean hareketinde yer aldı.

16  1930’larda Mahomed Chukua, Prometheus Kulübü’nün Polonya şubesinin bir üyesiydi. Ayrıca Varşova’da Oryantalistler Gençlik Çevresi tarafından yayınlanan Voskhod dergisinin yayın komitesinde çalıştı.

17  Tapanta, Abazinler’in alt etnik grubudur.

18 Hussein Kumuz (1889-1964), Polonya ordusunda sözleşmeli subay olarak görev yaptı. 1939’da binbaşı olarak 13. ağır topçu taburuna komuta etti. Eylül 1939’da Kumuz, üstlerinin Polonya’ya giren Sovyet ordusunun birliklerine teslim olma emrine uymadı. Onlarla mücadeleye başlayarak Macaristan’a ulaştı ve ardından Fransa’ya gitti. Büyük Britanya’da öldü. Bu arada, H. Kumuz’un İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Hint-Avrupa fonolojisi ile ilgili çalışmalarıyla da tanınan İngiliz dilbilimci ve filolog William Sidney Allan ile çalıştığı söylenebilir.  H. Kumuz, Abaza dilinin bir taşıyıcısı olarak, fonolojik ve fonetik karmaşıklıkla karakterize edilen, bilim adamına larenks teorisi çalışmalarında yardımcı oldu [5, s. 13], Proto-Avrupa dilinde gırtlak ünlüleri olarak adlandırılan gırtlak ünlüleri veya gırtlak artikülasyonu olduğunu öne sürer.

19  Ibrahim Çulik (1891–1986) bir Çeçen siyasi aktivist. 1918’de Starye Atagi’deki Çeçen Ulusal Konseyi’nin başkanı oldu. A. Denikin’in ordusu Kuzey Kafkasya’yı işgal ettikten sonra Çeçenya genel başkan yardımcılığını yaptı. Bolşeviklerin zaferinden sonra, A. Çulik, Promethe hareketine katılmak da dahil olmak üzere Sovyet karşıtı faaliyetlere liderlik ettiği Avrupa’ya göç etti. 1920’lerin sonunda Polonya’ya yerleşti.

20  Janbek Havjoko (1903–1978), Varşova’daki Doğu Enstitüsü’nün ilk üyesidir. Polonya’ya 1927 sonbaharında geldi.

21. XX. yüzyılın 30’lu yıllarındaki popülerliğe bir referans. Yafetik kavramını oluşturan Nikolai Marr’dır. Kafkasya’da hem kuzeyde hem de güneyde kullanılan dillerin “Yafetik diller” olduğunu varsaydı. Daha sonra N. Marr onlara birkaç izole dil ve Avrupa ve Orta Doğu’nun eski dillerini ekledi. Nihayetinde Yafetik kavramı, 1950’lerde bilimsel bir temeli olmadığı için reddedildi.

22  Idil-Ural Cumhuriyeti bağımsız Tatar-Başkurt devletinin ortaya çıkması ile ilişkili bir projeydi.

KAYNAKÇA:

  1. 1939. 1 marca, Warszawa. Referat polity­czny o stosunkach polsko-prometeuszowskich dla marszałka Edwarda Rydza Śmigłego (IV re­dakcja), L.dz. 3881/II/2/38 II Rzeczpospolita wobec ruchu prometejskiego. Warszawa, 2013.
  2. Mikulicz S. Prometeizm w polityce II Rzeczpospolitej. Warszawa: Ksiazka i Wiedza, 1971.
  3. Prace Komisji Języków Północno-Kau­kaskich Wschód. Orient. Vol. IX, № 2, 1938.
  4. P. Libera, Stypendyści z narodów „prom­etejskich” w latach 1928-1939: próba portrety zbiorowego Nowy Prometeusz. № 7. 2015.
  5. J. Lyons, William Sidney Allan Proceed­ings of the British Academy. 138: Biographical memoirs of fellows. 5. 2006. – VI.

—————
Kaynak:  “Kafkasya’nın Tarihi, Arkeolojisi Ve Etnografyası” dergisi, Cilt 16, Sayı: 2 (2020), s:280-290
Edit: Kuşba E.

 308 total views,  2 views today

Yorum Yap