PUTİN BLÖF YAPACAK

YULİA LATYNİNA

Putin’in Beyaz Rusya’nın işlerine karışacağından şüphem yok ancak bunu Lukashenka’dan yana yapacağından şüpheliyim. Bunu ahlak açısından değil, Kremlin’in bakış açısından ve kısmen de sağduyu açısından tartışacağım.

 BİRİNCİSİ

Bu durumda, askerlerin veya Ulusal Muhafızların harekete geçmesi, Belarus üzerinde kontrolü ele geçirmenin en verimsiz yoludur. Diğer yöntemler çok daha kolaydır.

Svetlana Tikhanovskaya geçici başkan olduğunu söylüyor. Hedefi Lukashenko’nun ayrılması ve normal seçimlerin düzenlemesidir. Kremlin de, bazı Babariko’ları destekleyerek bu seçimlere katılacak.

Kremlin yanlısı bir adayın kazanması muhtemeldir. Putin için Lukashenko’dan çok daha uygun bir ortak olacaktır.

Dahası, kaybetse bile, herhangi bir Belarus Cumhurbaşkanı, Belarus bütçesinin önemli bir bölümünü sübvanse eden ve Belarus mallarının ana satış pazarı olan Rusya’ya sadık olmak için her türlü nedene sahiptir (muhalefet Ermenistan’da kazandı ve korkunç bir şey olmadı). Başkanlık yönetiminin şu anda bu tür planlar geliştirdiğinden hiç şüphem yok.

 İKİNCİSİ

Putin ile Lukashenko arasındaki kişisel ilişkiler korkunç. Tabii ki ikisi de aynı dili konuşuyor: uluslararası sokağın dilini ancak bu sokağın içinde, Putin’den çok daha donuk olan Lukashenko, birçok kez ona üstünlük sağladı (teorik olarak Putin’e bağlı olan oydu, tersi değil). Sıfırlamayı reddederek Putin’i aşağıladı ve sonrasında Wagner mensuplarını tutuklayarak da Putin’e hakaret etti.

Kremlin’in, ayaklarını Kremlin’de silen Lukashenko için neden Beyaz Rusya’ya asker göndereceği tam olarak malum değil. Lukashenko’nun ayaklarını Kremlin’de temizlemeye devam etmesi için mi? Sıfırlama referandumu henüz yapılmamış olsaydı, Beyaz Rusya’nın ilhak edilme olasılığının çok yüksek olacağını düşünürdüm. Ama şimdi, girilebilir mi?

 ÜÇÜNCÜSÜ

AB uzun süre sallandı, ancak bir hafta sonra apaçık kabul etti ve Lukashenko’nun istenmeyen kişi olduğunu ilan etti. Rusya’nın son birkaç yıldaki tüm politikası, AB yaptırımlarının kaldırılması yönünde oldu.

Askerlerin girmesi, en ağır yaptırımlara maruz kalmanın kesin bir yoludur ve bu da, corona krizi koşulları altında durumun Belarus senaryosuna göre gelişmesine ve hem elit, hem de derin seçmenlerin hoşnutsuzluğunun artmasına yol açacaktır.

Khabarovsk’ta Kremlin zaten Beyaz Rusya’nın hayaleti ile karşı karşıya. Durumu daha da kötüleştirmek aptalca olur.

Başka bir şey de Putin’in blöf yapması; Batı’dan bu iş için mümkün olan en büyük tavizleri almak için askeri yardım olasılığını araştırıyormuş gibi yapacak.

DÖRDÜNCÜSÜ

Beyaz Rusya, bir halk olarak Rusların harika muamele gördüğü ve gerçek iletişim dilinin Rusça olduğu birkaç post-Sovyet cumhuriyetinden biridir. Bu nadir durum için uygun resmi klişeleri kullanırsak, Belarus halkı gerçekten “kardeş halktır”.

Kaybeden zorba tarafında bulunarak Belarus’un işgali bu tutumu kökten değiştirecek. Gelecekte, Belarus’taki Rus dilinin ortadan kalkmasını (ve Belarusça’ya geçişi) ve Belarus’un Rusya’nın yörüngesinden çıkmasını getirecek. Kısacası, Putin Belarus’u işgal ederek onu kazanamaz, kaybeder.

BEŞİNCİSİ

Amerikalı, Gürcü ve Ukraynalı faşistlerin aksine “Belarus faşistleri” hiçbir zaman devlet televizyonunda teşhir konusu olmadılar. Beyaz Rusya’da ilhak edilebilecek bir Kırım yok, Nazilerden korunduğu ilan edilebilecek bir Donbass ve Güney Osetya yok.

Putin, yerli Belarus seçmenine karşı savaşmaya karar verirse, bu nedenle kendi ülkesindeki yerli seçmenlerin hoşnutsuzluğuna yol açma olasılığı yüksektir. Putin, Belarus Traktör Fabrikasını pasifize etmeye karar verirse, “Ural vagon zavod”un isyan etmemesini kollaması gerekecektir.

ALTINCISI 

Çok fazla belirsizlik var. Beyaz Rusya’daki durum her geçen gün değişiyor ve dün bariz görünen adımlar dillate alındığında (örneğin, Rusya’nın Belarus’un işlerine karıştığı suçlamaları üzerine bir kampanya inşa eden Lukashenko) bugün yanlış aktördür. Bu belirsizliğe, tamamen yetersiz olan ve muhtemelen uşakları oyların % 80’ini almadığını henüz söylemediği Lukashenko’nun davranışı eklenmeli (büyük olasılıkla, bu durumda binlerce insana kitlesel dayak atmak yetersizliğin sonucuydu: “% 80 aldım, şimdi birkaç yüz kişi bana karşı olacak, onları döverim ve onları kimin kiraladığını öğrenirim” şeklinde düşündü).

Yetersiz bir müttefikle yola çıkmak tehlikelidir. Örneğin, Kremlin askerleri girdiğinde, Lukashenko’nun başkomutanı, Putin’in, meşru cumhurbaşkanının iktidarını elinden almaya çalıştığını ilan ederse, Rus işgalcilere karşı kutsal bir savaş ilan ederse ve yanısıra orduya uygun emri vereceğini ilan ederse ne olur?

YEDİNCİSİ

Dediğim gibi, tüm bu düşünceler -Putin ve Lukashenko’nun derin kişisel düşmanlığı dışında- mantıklı. Aksine, Putin’i asker veya Rus muhafızlar göndermeye sevk edebilecek düşünce ise son derece mantıksızdır. Bu, diktatöre karşı oy vermeye cesaret eden, toplu grev ilan eden ve sokaklara çıkan yüzbinlerce insanın derin, mantıksız bir korkusudur.

Kremlin’in Belarus’a Lukashenko’nun yanında müdahale edebilmesi için, Putin’in Lukashenko’nun yetersiz bakış açısını tamamen paylaşması gerekiyor. Rusya’nın, kardeş Belarus halkını parçalamak için aşağılık Batı’dan esinlenerek Minsk’te bir Maidan gerçekleştiğine içtenlikle inanması gerekiyor. Yakın gelecekte hangi bakış açısının kazandığını göreceğiz.

Akılcı müdahale senaryoları (nispeten konuşma, muhtemelen başkanlık yönetimi tarafından savunulan “Babariko projesi”) kazanacak veya Rusya’yı Batı’ya bağlayan son ince ipler de kopacak, Rusya ve Beyaz Rusya’nın ortak geleceği yıkılacak, Putin’i nefret ettiği Lukashenko’nun kurtarıcısı olarak davranmaya zorlayacak, notunu düşürecek ve güvenlik güçlerine tam bağımlı hale getirecek.

Maalesef, inkar olasılığını öngören hibrit savaşa alışkın olan Putin’in, “kardeş Belarus halkına” hibrit yardım sağlamaya çalışacağı konusunda maalesef bence yüksek bir olasılık var. Asker getirilmeyecek ancak Belarus toplum polisi birimleri büyük şehirlerde görünecek ve Rus muhafız birlikleri de cezalandırıcıların yardımına gelecek. Babariko projesi dahil herkes için felaket olacak ve bu güvenlik güçlerinin iktidarı ele geçirmesi anlamına gelecek.

Ama Beyaz Rusya’da değil, Rusya’da.

__________________

Kaynak:”Novaya Gazeta”,18 Ağustos 2020

 313 total views,  2 views today

Yorum Yap