13 Haziran 1861 Büyük Çerkes Özgürlük Meclisi Her Zaman Geleceğimize Işık Tutarak Yolumuzu Aydınlatacaktır.

Anavatanımıza sahip çıkarak devletleşme yolunda Çerkeslerin attığı en önemli adımlardan birisi; Milli Misak Meclisin 13 Haziran 1861 tarihinde Soçi’de yapılan Büyük Çerkes Özgürlük Meclisi adı altında yeni bir birlik oluşrurularak Başkanlığına Hacı Giranduk Berzeg’in getitilmesi ve bu meclisin aldığı karar ile Çerkesya’nın bağımsızlığını ilan etmiş olmasıdır. Büyük Çerkes Özgürlük meclisi yeni kurulan devleti başta Rusya, İngiltere, Osmanlı ve Fransa olmak üzere büyük bir gururla tüm dünyaya duyurmuştu.

 “…bu topraklar bizimdir ve bize ecdadımızdan miras kalmıştır, bu toprakları elimizde tutmaya kararlı olduğumuz için savaşıyoruz ve aramızda uzun süredir devam eden düşmanlığın nedeni budur! Siz bütün dünyayı kandırmaya çalışıyorsunuz, yalanlarla kamuoyu oluşturuyorsunuz… yaptığınız haksız savaşı böylece haklı göstermek istiyorsunuz… Kanımızı dökmekten vaz geçin, çünkü ülkemizi sonuna kadar savunmaya kararlıyız…” (Hacı  Giranduk Berzeg)

 13 Haziran 1864 tarihimizde bir kutup yıldızı gibi her zaman parlayacak, geleceğimize ışık tutarak yolumuzu aydınlatacaktır.

 Halkımızın tarih hafızasını silmeye çalışan Emperyalist Rusya’ya inat yeniden küllerimizden doğacak ve Çerkesya Özgürlük Meclisine sahip çıkmaya devam edeceğiz.

 13 Haziran 1861 Büyük Çerkes Özgürlük Meclisinin 159’uncu yıl dönümünde bir kez daha bu onurlu meclisi kuran kahraman atalarımızı rahmet ve minnetle anıyoruz.

 Ruhları Şad, Mekanları Cennet Olsun.

13 HAZİRAN 1861 ÇERKESYA ÖZGÜRLÜK MECLİSİ VE ÇERKESYA’NIN BAĞIMSIZLIĞINI İLAN EDİŞİ

Batı Kafkasya’da devam eden savaşla birlikte ilk meclis 1820 yılında 300 kişi ile başkanı olmadan toplandı. Mecliste Hacı Guzbek, Şupagua, Shuruhyukua Duğuj, Hatokşokua Muhammed, Havudukua Mansur, Beslenikua Arslan, Hacı Makua Muhammed, Yendaryukua Muhammed, Dazığyıkua Şupaşe, Değuyıkua Hacı, Berzeg Hacı, Jansetyıkua gibi önemli isimler yer alıyordu.

Osmanlı Devleti Rusya ile yaptığı savaştan yenik ayrılarak 14 Eylül 1829’ta Edirne Antlaşması imzalandı. Antlaşma hükümlerine göre Osmanlı devleti, kendi toprağı saydığı Batı Çerkesya’yı Rusya’ya teslim etti.

Bunun üzerine 1834 yılında Tuapse yakınlarındaki Aguy bölgesinde yeni bir meclis toplandı. 100 Çerkes temsilciyle birlikte İngiliz diplomat Urquhart’ın da katıldığı bu toplantıda Edirne antlaşmasının hiçbir surette tanınmaması, Rusya’nın kuvvetlerini Çerkesya’dan çekmemesi durumunda savaşa devam edileceği karara bağlanırken, Çerkesya bayrağı kabul edildi. Meclis kararların Rusya tarafından tanınmaması ile de savaş giderek şiddetlenmeye başladı.

1848 yılında Muhammed Emin başkanlığında yeni bir meclis Adakum bölgesinde toplandı. Sanayi’nin gelişmesi adına önemli kararlar alındı ve düzenli bir ordu kuruldu. Batı Çerkesya 100 bölgeye ayrıldı. Her bölgeye yöneticilerin atanması kararlaştırıldı. Mahkemeler, kışlalar, okullar, hükümet binaları kuruldu.

Bu reform ve devletleşme hareketinden endişe eden Ruslar saldırılarını giderek arttırdılar. Çerkeslerin iç işlerine müdahil olarak, Çerkesler arasında iç karışıklıklar çıkartmaya ve bazı kesimleri meclis’e karşı kışkırtmaya çalıştılar.

1853-1856 yılları arasında Kırım Savaşı patlak verdi. İngiltere, Osmanlı İmparatorluğu ve Fransa birleşerek Rusya’ya karşı savaş açtı. Bu durumu fırsat bilen Berzeg Dzepsh, Hawundıkho Mansur, Baletokho Aytek ve Hatohşuko Jambolet gibi Çerkes komutanlar Rusya’nın Karadeniz kıyılarındaki liman kalelerine saldırarak hem karadan hem denizden kuşatma altına aldılar. Bu sebepten ötürü kıyı liman kalelerinden lojistik destek alamayan Rus Karadeniz filosu, müttefik donanma kuvveti tarafından yok edildi. Bunun sonucunda da İngiltere ve Osmanlı’nın Kırım’a büyük sayıda askeri kuvvet çıkarmasıyla birlikte Çar Nikola’nın ölümünün ardından tahta geçen Çar II. Aleksandr barış istemek durumunda kaldı ve 30 Mart 1856 tarihinde Paris Barış Konferansı toplandı. Çerkeslerin, savaşa destek vermedikleri ifade edilerek konferansa çağrılmadılar. Diğer yandan İngiltere Çerkesya’nın anlaşmaya davet edilmesi görüş belirttiyse de hem Rusya’nın ısrarlı tutumu hem de masada yalnız kalması bakımından talebinden vazgeçti ve anlaşmayla birlikte Karadeniz’in Doğu kıyılarındaki kalelerin yıkılması ve deniz ticaretinin serbest hükümlere bağlanması şartıyla Çerkesya doğu kıyıları Rusya’ya bırakıldı. Anlaşma maddelerinde yer almaması dolayısıyla da Çerkesya kaderine terk edilmiş oldu.

Bu durum üzerine Haziran 1857’de Abın kıyısında toplanan meclis kararı ile savaş devam edilmesi karara bağlandı.

1859-1860 döneminde Ruslar, Abhazya’ya girerek pek çok köyü yakıp yıktılar. Rus saldırıları karşısında Abazalar ve Wubıhlar pek başarı gösteremediler.

Artan Rus saldırılarıyla birlikte Mayıs 1859’da Bjeduğlar, onların ardından da Çemguylar, Mahoşlar, Yecerukaylar, Besleneyler ve Abaza boylarından Şahgiraylar Ruslara boyun eğmek zorunda kaldılar. Doğu Kafkasya’da da 6 Eylül 1859’da Gunip kasabasında Şeyh Şamil’in Rus kuvvetlerine teslim olması sonucu Doğu Kafkasya’daki Rus kuvvetleri Çerkesya’ya doğru kaydırılmaya başladı.

Yaptığı görüşmelerden sonuçsuz ve karşılaştığı kötü muamelelerin ardından İstanbul’dan üzgün ayrılan ve Osmanlı’nın destek sağlamadan Çerkesya’ya müdahil olmasından endişe eden Muhammed Emin Çerkesya’ya geldi. Ruslarla mümkün olduğu surette anlaşılması yönünde görüş belirtmek için yeni bir meclisi toplantıya çağırdı. Meclis bu öneriyi reddetti. Sonrasında da Muhammed Emin Ruslara teslim oldu.

12 Ocak 1860’ta Ruslara karşı yenilen, sonrasında liderleri Zanıko Seferbıy’in ölümüyle Natuhaylar da Ruslara boyun eğdiler.

1860 yılında Çerkesya, Kuban Oblastı ve Terek Oblastı olmak üzere iki ana bölgeye ayrıldı. Kuban Oblastı ordularının komutası zalim Rus Generallerinden Yevdokimov’a verildi. Yevdokimov, önce Haziran 1860’ta 4000 Besleney ailesini, Kasım 1860’ta da Şeguaşe (Belaya) ve Laba nehirleri ile Karadeniz kıyıları arasında kalan bölgedeki tüm Abazaları (Başılbek, Kızılbek, Tam ve Çegerey) topraklarından sürdü.

Rus Generalleri, Çerkeslerin önüne iki seçenek sürüyorlardı ya Rusya’nın belirlenecek herhangi bir bölgesine ya da Osmanlı topraklarına sürgünü kabul etmek.

Çerkesler için bu iki öneri de kabul edilemezdi, durumu değerlendirmek ve görüşmek üzere 13 Haziran 1861’de Abzeh, Şapsığ ve Wubıh Thamadeleri Soçi vadisindeki bir kutsal koruluktaki bir Meşe ağacının altında bir araya geldiler. Liderliğini Wubıh lider Hacı Grandıqo Berzeg’in yaptığı toplantıda, Abzehleri Bidh Hasan, Şapsığları ise Thauşe İslam temsil ediyordu.

Son dönemlerde yaşanılan fikir ayrılıklarını, bölünmelerini engellemek adına bağımsızlık savaşını bir bütün altında devam ettirmek adına Hacı Grandıqo Berzeg başkanlığında, “ÇERKESYA ÖZGÜRLÜK MECLİSİ” adı altında yeni bir meclis oluşturuldu ve Çerkesya’nın bağımsızlığı ilan edildi.

Başkanlığı Hacı Grandıqo Berzeg’in yürüttüğü ve üyelerinin arasında Bidh Hasan,Thauşe İslam, Thauşe İbrahim, Zanuko İbrahim Karabatır, Barakey İsmail gibi önde gelen liderlerin oluşturduğu 15 üyelik meclis şu önemli kararları aldı.

– 13 Haziran 1861, Çerkeslerin bağımsızlıklarını ilan ettikleri gündür.

– Kurulan meclis, tüm Çerkesleri temsil eder.

– Birlik, gerektiği takdirde kuvvetle uygulanacaktır.

– Bağımsız Çerkes Özgürlük Meclisi 15 üye’den oluşur.

– Ülke 12 bölgeye ayrılacak, her birine idari, hukuki ve güvenlikten sorumlu yöneticiler atanacak, bu yöneticiler meclis adına hareket edeceklerdir.

– Bölge yöneticileri, meclis adına vergi toplayacak, her 100 haneye 5 süvarinin masrafı yüklenmiş olup,yine her 100 aile orduya 5 süvari gönderecektir. Toplanan vergiler, Çerkesya’nın bağımsızlığı adına ülke işleri için en faydalı şekilde harcanacaktır.

-Devlet idaresi adına bir hükümet binası ve misafirhaneler inşa edilecektir.

– Hukukun uygulanması adına derhal bir adalet sistemi oluşturulacaktır.

– Hiç bir surette Rusya’ya teslimiyet kabul edilmeyecek, Görüşmeler yoluyla Rusya ile anlaşma yoluna gidilecek, bu mümkün olmadığı takdirde savaşa devam edilecektir.

Yeni kurulan alınan kararlar doğrultusunda Çerkesya’nın bağımsızlığı tüm dünya’ya ilan edildi. Soçi’de İngilizlerden örnek alınarak U şeklinde iki katlı bir hükümet binası inşa edildi. 5000 kişilik düzenli bir süvari ordusu kuruldu. Bunun yanı sıra Sohum’daki İngiliz büyükelçisi Dixon ile görüşülerek İngiltere hükümetine, Rusya’nın Çerkesya’nın bağımsızlığına müdahele ettiğini ve General Yevdokimov’un ülkeyi dört bir yandan kuşattığını bildirmesini talep ettiler.

Çar II. Aleksandr, Eylül 1861’de Kuban’da Çerkes temcilsileri ile görüşmeyi kabul etti. Hamketi Görüşmesi olarak bilinen bu görüşmelerin olumsuz sonuçlanması üzere savaşa devam edildi.

Çerkesya’nın bağımsızlığı tanınması ve aynı zamanda dış destek sağlamak amacıyla 1862’de Londra, Paris ve İstanbul’a delegeler gönderildi. Ancak ne İngiltere ne de Osmanlı’dan destek alınamadı. Böylece Çerkesya kaderine terk edildiğini ve yapayalnız kaldığının farkına varan Rusya tüm kuvvetlerini seferber etti.

Rus kuvvetlerinin akın akın Çerkes topraklarına girmesi üzerine 19 Mart 1864 tarihinde toplanan meclis, topraklarından sürülmemek şartıyla, Çar’a sadık kalmaya ve Rus tebaasını kabul etme yönünde karar aldıysa da, bu talep Rusya tarafından reddedildi. Bunun sonucunda savaşa devam kararı alınarak Kustanuko İsmail başkanlığında yeni bir hükümet kurularak asker toplanmaya başlandı.

Temmuz 1864’de Kuatisi valisi Kolyubakin, Abhazya yönünden bir darbe indirerek Soçi’ye çıkarma yaptı. Çerkesler Soçi karaya çıkan Rus kuvvetlerini durdurmaya çalıştılarsa da, gemilerden açılan yoğun topçu ateşi sonucu başarılı olamadılar. Nihayetinde Ruslar Soçi’ye girdiler, meclis binası başta olmak üzere tüm hükümet binalarını yakıp yıktılar.

Soçi’nin düşmesinin ardından meclis toplantıları bir süre Hacı Grandıqo Berzeg’in köyü olan Mutıhua’da (Мутыхуа) yapılmaya devam etti. Son meclis toplantısı ise Mayıs 1864’te Kbaad’da ( Atkuadj) gerçekleştirildi. Yine burada yapılan son savaşı Rusların kazanması ve 21 Mayıs 1864’te savaşın bittiğinin ilan edilmesi ile birlikte Çerkesya Özgürlük Meclisi de tamamen son buldu ve Çerkesya Rusların eline geçti.

1 – Natho Kadir, Kafkasya`da ve Kafkasya Dışındaki Çerkesler, Ankara 2009

2 – Berzeg Nihat, Çerkesler, Chiviyazıları, 2006

3 – Nıbe Anzor, Adıge Maq,12 Eylül 2011,Çev: Hapi Cevdet Yıldız.

4 -Spencer, E., Travels in the Circassia; Berzec, Tehcîru`ş – Şerâkise, (Arapçaya çev. İsamu`l – Hasen), Amman 1986, s. 68.`den aktaran Fethi Güngör, Kafkas Siyaset Tarihinde Birlik Teşebbüsleri ve Önemli Bir Gün: 13 Haziran 1861, www.kafkas.org.tr

5- http://cherkessia.net/bakisacimiz_print.php?id=3278

6- Alexandre Grigoriantz, Kafkasya Halkları Tarihi ve Etnografik Bir Sentez, Sabah kitapları, 1999.

 813 total views,  3 views today

Yorum Yap