Tuhaf Bir Gelişmeden Bahsetmem Gerekiyor; Coronavirüsün Getirdikleri.

Gözle görülemeyecek kadar küçücük bu illet virüs, Türkiye Çerkes diasporasına da bir tokat atmadan geçemedi. Sürekli çatışma halindeki iki Federasyonumuz arasında yeni bir krize neden oldu.

Benden kaynaklanan bu olay, toplum içerisinde yer aldığına göre, açıklamasını yapmalıyım. Bursa’da iş adam kardeşlerimizden, Sultan adıyla tanınan Sn. Servet Baykurt, 23 Mayıs 2020 günü bana telefon ederek, korona virüse karşı maske üreten makine imal ettiğini, Adıgey Cumhuriyetinde ihtiyaç varsa gönderebileceğini söyledi.

Bunun üzerine, Konu ile doğrudan ilgili ve sorumlu olan Adıgey Cumhuriyeti Sağlık Bakanına ulaşarak, ihtiyaçları olup olmadığını sorduk. Sn. Bakan çok ihtiyaçları olduğunu, bir an evvel gönderilirse makbule geçeceğini söyledi. Akabinde Sn. Servet Baykurt’a ulaşarak durumu söylediğimde, söz konusu makineleri yurt dışına göndermenin yasak olduğu bilgisine ulaştıklarını, ama ihtiyaç kadar maske üretip gönderebileceklerini söyledi.

Ben, makinenin ihracı yasak olduğuna göre, maskelerin ihracı da yasaktır. Ancak bu tür koruyucu sağlık malzemelerinin, Kızılay kanalı ile Dağıstan’a gönderilmesini organize eden, İstanbul’daki ÇERFED (Çerkes Dernekleri Federasyonu) Başkan Dr. Nusret Baş ile veya Genel Sekreteri Yılmaz Dönmez ile görüşürseniz bu konuda yardımcı olabileceklerini söyledim. Ayrıca, Dr. Nusret Baş’a telefon ederek, konu hakkında bilgi verdim.

30 Nisan 2020 günü, Sn. Dr. Nusret Baş bana telefon ederek, Yıldızkaf gençlik örgütünün bir söyleşi toplantısında (İnstigram canlı yayınında), gençlerden birinin, “Dağıstan’a gönderdiğiniz gibi, Adıgey Cumhuriyetine de yardım  malzemeleri göndermeyi düşünmüyor musunuz?” sorusu üzerine, “Adıgey Cumhuriyetinden’de talep var, sadece Adıgey Cumhuriyetine değil aynı zamanda, Karaçay-Çerkes ve Kaberdey Balkar Cumhuriyetlerine de olmak üzere bir tır gönderilmesini organize etmeye çalışıyoruz” dediğini. Ancak ertesi gün, KAFFED Başkanı Sn. Yıldız Şekerci’nin kendisine telefon ederek, “Adıgey Cumhuriyeti Cumhur Başkanı ve ilgili kişilerle temas halinde olduğunu, hiçbir sağlık malzemesine ihtiyaçları olmadığı” bilgisini verdiğini söyleyerek, işin aslı nedir diye sordu.

Bunun üzerine, Adıgey Cumhuriyeti Sağlık Bakanı ile temasa geçilerek, bu gelişme kendilerine iletildi. Kendisi Cumhur Başkanı ile görüştükten sonra, cevap vereceğini bildirdi. C. Başkanı ile görüştükten sonra, bu defa söz konusu sağlık malzemelerine ihtiyaçları olmadığını söyledi.

Sn. Yıldız Şekerci’nin Adıgey Cumhur Başkanı ile ne konuştuğunu bilmiyoruz. Bu bakımdan, kendileri açısından olayın ne olduğunu anlamak amacıyla, bugün (31.05.2020) Sn. Yıldız Şekerci’ye telefon ederek, konunun ortaya çıkış şekli ve gelişen ilişkileri açıkladıktan sonra, bir saati aşan konuşma esnasında, fırsat buldukça altını çizerek belirtmeye çalıştığım hususlar şunlardır.

1. Benim kanaatimce, toplumumuzun öteden beri gelişen örgütsel yapısında, birden fazla federasyona gerek olmadığını, ancak, aynı topluma hitap etmek üzere, bazı boşluklardan kaynaklı farklı yapılar bir şekilde oluşmuştur. Kendileri ile görüşmek, konuşmak, diyalog ve gerektiğinde iş birliği halinde olmak zorundasınız. Sorunları medya üzerinden değil, yüz yüze tartışarak giderebilirsiniz. Ortada bir rekabet varsa da, birinin başardığı hayırlı bir işi diğeri engellemek yerine, teşvik ederse başarıya ortak olunabilir. Ayrıca Toplum yararına yapılan işlerin reklam amaçlı olmaması gerekir.

2. “Fikirlerimiz ve yollarımız ayrı, herkes kendi yoluna” demek doğru değil. Aynı bir toplumun farklı örgütleri olarak, görünürde aynı amaçlar için çalışıldığına göre, her zaman yollarınızın kesişmesi kaçınılmazdır.

3. Yaşadığımız Toplumsal başarısızlıkların, soykırım ve sürgün felaketlerinin temelindeki asıl nedenler, halen devam eden, anlaşmazlık, uzlaşmazlık ve inatlaşmalardır. Bu çağda bu sorunlar devam etmemeli. Bu konuda, çözüm bulmada en büyük sorumluluk en kıdemli ve en büyük kuruma ait olmalı. Dışlamak, yok saymak çözüm değildir.

4. Şu son olayda, Dağıstan’a olduğu gibi, Adıgey, Karaçay-Çerkes ve Kabardey Balkar Federe Cumhuriyetlerinde, ihtiyaç olduğu bilinen koruyucu sağlık malzemelerinin gönderilmesi engellenmese daha iyi olmaz mıydı?

Konu ile ilgili açıklamalar ve kişisel kanaatlerim bunlardır. Saygılarımla.

H. Yaşar Nogay

 3,181 total views,  3 views today

5 Comments

  1. KAMURAN ÇOLAK dedi ki:

    Merhaba arkadaşlar ben yıllardır bu kısır çekişmelerden bımtım.
    Hep beraber olmak varken neden birbirimizi engelleriz bunada bir anlam veremiyorum yapılan yardımlar çok güzel neden taktir edilmiyor hani hep birlikte isek güçlüyüz diyoruzya hani nerede birliktelik

  2. Ümit şahin dedi ki:

    Ben yaptım ben yaparım benden başka kimse yapa az diyenler yüzünden toplum sürekli verilmekte biz olmayı beceremefigimiz sürece yok olmaya mahkimuz

  3. Mükremin Öner dedi ki:

    “Herkes gider Mersine biz gideriz tersine” diye bir deyim var ya, biz bu tersine gidişlerden, inatlaşmalardan ne zaman kurtulacağız acaba?

  4. Şanâ Sadi karakaya dedi ki:

    Konuya çok hakim olmamakla birlikte gönderilmek için hazırlık yapılan ( ve muhakkak ihtiyaç olan ) tıbbi ürünlerin anlaşılmaz şekilde engellenmesi şiddetle izaha muhtaçtır.

Yorum Yap