11 Mayıs “Ulusal Bağımsızlık Günümüz” Kutlu Olsun.

Çarlık yönetimi, 1905 yılında meydana gelen ayaklanmalar sonrası özgürlükleri ve demokratik hakları kısmen genişlettiyse de halkı tatmin edemedi. Şubat 1917 tarihinde başlayan bir ihtilal dalgası Çarlık Rusya’sını tarihe gömdü. Devrim sonrası yeni hükumet beklenen istikrarı bir türlü sağlayamadı ve ülke kargaşaya boğuldu. Oluşan bu kargaşa ortamı Rus işgali altında olan tüm halkları hareketlendirdi. Böyle bir ortamda bir araya gelen vatansever bir grup Kafkasyalı aydın, kurulacak yeni sistemde halklarına iyi bir statü temin edebilmek için yoğun bir çalışma başlattı.

Hazar’dan Karadeniz’e kadar bütün Kafkas halklarının yer aldığı 1’nci Genel Kuzey Kafkasya Kurultayı 01-09 Mayıs 1917 tarihlerinde Terekkale’de toplandı. Kurultayda çeşitli komisyonlar oluşturularak ülkenin geleceğine ilişkin düşünceler sistematize edildi. Daha sonra Kafkasya Halklarının 2’nci Kurultayı 20 Ekim’de Vedeno’da toplandı. Bu kurultayda geçici bir anayasa hazırlanarak Kuzey Kafkasya Merkez Komitesine uygun bir zamanda “Kuzey Kafkasya Cumhuriyetinin” bağımsızlığını ilan etmesi gibi bazı yetkiler verildi. Yaşanan pek çok olaydan sonra 11 Mayıs 1918 günü yayınlanan bir Bağımsızlık Bildirgesi ile Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti Devletinin kuruluşu tüm dünyaya ilan edildi.

Büyük bir özveri ve gayretle Kuzey Kafkasya kardeş halklarının kurduğu bu genç devlet Bolşevizm’in bukalemun gibi sürekli renk değiştiren politikaları sonucu 1921 Haziran ayına kadar ayakta durabildi. Bolşevizm’in üç yıl gibi kısa bir sürede geçirdiği değişim çok ilginçtir. Bu ibret verici değişimi üç devrede incelemek mümkündür.

1’nci Devre: Bütün Rusya’da yaşayan halklara kayıtsız ve şartsız özgürlük ve bağımsızlıkların vaat edildiği 1917 devresidir. 1917 akımı, yıkılan Çarlığın yerinde türeyen büyük sermaye sahibi burjuvalara, liberal demokratlara, milliyetçilere ve diğer gruplara postu kaptırmamak için başvurulan SAHTEKÂRCA bir yöntemdi.  Bu akım, Rusya’nın mazlum ve esir halklarının omuzuna basarak iktidarı ele geçirmek için kullanılmış bir metottu.

2’nci Devre: Bütün Rusya halklarının “Sovyet Cumhuriyetleri” şeklinde Moskova ile birleşmesini ve böylece sözde bir “Konfederasyon” oluşturarak Rus güdümünü sağlamlaştıran 1918 uygulamasıdır. Böylece halkların kendi kaderlerini tayin edebilmeleri imkânsızlaştırılıyordu.

3’üncü Devre: Önceden verdikleri bütün sözlerden ve vaatlerden dönerek ulusal ve geleneksel prensiplerle kurulan cumhuriyetleri yıkarak sözüm ona “Özerk Cumhuriyetler” kurma yolunu benimseyen 1919 yılı uygulamalarıdır. Bu uygulamanın amacı da, artık düştüğü gaflet tuzağından kurtulamayan ve kaderini Rusların kaderine bağlayan ulusları kendi değerlerinden tamamen kopararak Ruslaştırmaktı.

Bugün hala Kuzey Kafkasya’da mevcudiyetini sürdüren bu son akımın ayakta kalma sebebi, Kızıl Emperyalizmin zorbalık ve baskılarının hiçbir değişime uğramadan aynen devam etmesidir. Özellikle Kuzey Kafkasya’da Moskova tarafından çizilmiş sınırlar içerisinde oluşturulmuş garip cumhuriyetler ve özerklikler bu mantığın temel dayanağıdır.

Rusların, gerçek düşüncelerini gizleyerek uyguladıkları bu insanlık dışı yöntemlerin asıl amacı; Çarlık sınırları içerisinde yaşayan halkları, yine aynı şekilde Rus emellerine alet etmek, şartların uygun olduğu bir zamanda da hepsini ayrı ayrı yutmak, Rusluk gölüne damlamış bir su damlası gibi milli değerlerini yok etmekti.

Kafkasyalıların asırlardır sahip oldukları ülkü Özgürlük ve Bağımsızlık olmuştur ve bu ülkü için de çok büyük bedeller ödemişlerdir. Kuvveti doğuran güç birlik olmak, yok oluşu kolaylaştıracak güç ise parçalamaktır. Sen Adigesin, sen Kabartaysın, sen Asetinsin, sen İnguşsun, sen Çeçensin vb. ayırıcı tanımları kullanmak Kuzey Kafkasya kardeş halklarının parçalanması ve yok edilmesi projesinin bir ürünüdür. Bu ayrıştırma sadece etnik kimlikler üzerinden yapılmamış, aynı kavmin anadilini lehçe farklılıklarını bahane edilerek farklı dillermiş gibi ayrıştırmak ve bu diller için farklı alfabeler yaratmak şeklinde de yapılmıştır.

Bu gün yine emperyal gücün bu sistemli “böl, parçala, ayrıştır, çatıştır ve yok et” prensibi Kuzey Kafkasya kardeş halklarının beyinlerini bu şekilde formatlamaya devam ediyor. Bunu için de mikro milliyetçiği her zaman en ön plana çıkarıyor. Üzülerek belirtmeliyim ki emperyal gücün formatladığı kardeşlerimizin sayısı diğerlerinden az değildir.

Özellikle son yıllarda Adigeler üzerinden yürütülen mikro milliyetçiği körükleme projesini ele alacak olursak çok ilginç formatlama şekillerine rastlamak mümkündür. Örneğin “Çerkes Bayrağı Günü” olarak kutlanmaya başlanan günün, “Adige Cumhuriyeti Devlet Bayrağı Günü” olarak değiştirilmesi çok dikkat çekicidir. Bu durumda Kabardey-Balkar ve Karaçay-Çerkes Cumhuriyetlerindeki Adigeler bu günü hangi isimle kutlayacaklar? Yoksa bu cumhuriyetlerdeki Adigeler şimdi kendi cumhuriyetlerine özel yeni bayraklar mı icat edecekler!

Emperyalist Rusya’nın mikro milliyetçilik kozunu kullanarak Kuzey Kafkasya Halklarını ayrıştırmak için içi boş birçok özel günler icat ettiğini ve maalesef bizlerin de bu oyuna alet olduğumuzu itiraf etmek zorundayım. Ayrı bir tartışma konusu yaratarak yine halkımızın bölünmesine sebebiyet vermemek için bu günlerin neler olduğunu zikretmeyi uygun bulmuyorum. Birileri tarafından sistemli ve bilinçli bir şekilde özel olarak bizler bu tür günleri kutlamaya kodlandık. Sebep, Kuzey Kafkasya halkları arasında mikro milliyetçiliği tetikleyerek bölmek, parçalamak, tarihi karartmak, milli değerleri yok etmek ve nihayetinde Rus halkı içinde erimiş şuursuz bir kitle yaratmaktır. Bizler, emperyal gücün hedef şaşırtmak için yarattığı özel günlerle bilinçsizce oyalanırken asıl kutlamamız gereken günleri unutuyor veya yeterince ön plana çıkaramıyoruz. İşte bu günlerden bir tanesi üzeri kapatılmaya ve unutturulmaya çalışılan, asıl kutlamamız gereken öz vatanımızda akraba, kardeş halklarımız tarafından kurulan ilk resmi devletimizin kuruluş yıl dönümü 11 Mayıs’tır.

Çerkes Dernekleri Federasyonu olarak bu ve buna benzer oyunlara gelmeyeceğiz ve Allah’ın izni ile bu oyunu da bozacağız. İlk adım olarak ta ulusal bilincimizi derinleştiren ve dava şuurumuzun temel kaynağı ve dayanağı olan 11 Mayıs 1918 Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti Devletimizin kuruluş yıl dönümünü Masyı 2016 tarihinde Kuzey Kafkasya Kardeş Halklarının “ULUSAL BAĞIMSIZLIK GÜNÜ” olarak ilan ettik ve o gün kendi öz vatanımızda özgürlük ateşi yakan kahraman atalarımızın taşıdığı sarsılmaz inanç ve ruhu gelecek nesillerimize aşılayarak yaşatmayı da görev olarak kabul ettik.

11 Mayıs 1918…..

Yüce Allah’ın adeta nurdan yarattığı Kafkas Dağlarının Rus saldırıları ile asırlardır kararan gökyüzünün aydınlığa kavuştuğu, Karadeniz’den Hazar Denizi’ne kadar kardeş halkların tek bir yürek olarak büyük bir haz ve sevinç içinde coşarak özgürlüklerini ilan ettikleri gündür.

11 Mayıs 1918….

Antik çağlardan beri kendi milli değerlerine yaslanıp huzur içinde yaşayan halkların esaretten kurtularak tekrar özgürlüğe kavuştuğu,  tarihte emsali çok az görülen büyük bir inançla asırlardır savaşan kahraman ecdadımızın ellerindeki kırık kılıçların destanıdır.

11 Mayıs 1918….

Kafkasyalı imanının bir yanardağın ani ve güçlü bir şekilde patlaması gibi 70 yıllık esareti yerle bir ettiği ve yedi yıldızlı bağımsızlık bayrağını tekbirlerle semaya çektiği kutlu gündür.

Düğün meydanlarının kurulacağı, mızıka seslerinin yeri göğü inleteceği ve halkımızın coşup eğleneceği tek gün, işte bu gündür.

“Ulusal Bağımsızlık Günümüz” kutlu olsun.

Yılmaz DÖNMEZ

 2,386 total views,  3 views today

Yorum Yap