22 NİSAN’DA KABUL EDİLECEK PUTİN ANAYASASIYLA HALKLARIMIZIN “SIĞINTI HALK” STATÜSÜNE İNDİRGENMESİNİ KABUL ETMİYORUZ!

Çok uluslu Rusya Federasyonu, yasalaşma sürecini tamamlamak üzere olan yeni anayasa taslağıyla “devlette Slav etnisitesini başat kılan” yeni düzenlemeler yapıyor.

24 Temmuz 2018’de yapılan yasal düzenleme ile ulusal devletlerin dillerini seçmeli ders haline getiren Rusya devleti; hedefinde olan Slav kökenli olmayan halkları yok etmeye yönelik yeni bir adım daha atıyor.

22 Nisan’da halk oylamasına sunulacak yeni Anayasa düzenlemesinde yer alan “Rusya Federasyonu topraklarında, devlet kurucu halkın dili olan Rusça devlet dilidir. Rus halkı, devlet kurucu bir halk olduğu gibi, Rusya Federasyonu’nun ortak hukuka sahip halklarının çok milletli ittifakına dahildir” ifadesi ile diğer halkların özümsenme süreci bir adım daha ileri götürülüyor.

Bilindiği gibi 20 Ocak 2020’de Putin tarafından hazırlanan 18 sayfalık bir yasa tasarısı Duma Başkanlığı’na gönderildi. Ertesi gün Duma Anayasa Komisyonu’ndan yıldırım hızıyla geçen tasarı, 23 Ocak’ta Duma’da ilk okuması yapılarak onaylandı. Üç okumadan oluşan Duma süreci Mart ayı içerisinde tamamlanacak ve yasa tasarısı 22 Nisan’da halk oylamasına sunulacak. Uzmanlar yasanın ret edilme ihtimalinin bulunmadığından eminler.

Değişikliklerin kabul edilmesinden sonra, yasada “devlet kurucu halk” kabul edilecek Ruslar sadece devletin koruması altında olacak.

Rus etnisiteli diaspora mensuplarına “yurtdışında yaşayan vatandaşlar” olarak sahip çıkılıp destek verilirken; “devlet kurucu halk” sayılmayan diğer etnisiteler bu desteği hiçbir zaman alamayacak.

Yeni anayasa düzenlemesi Çerkesler ve Slav kökenli olmayan tüm halkları dolaylı olarak “sığıntı halklar” konumuna düşürüyor. Tasarının kabul edilmesinden sonra, geriye dönüş için Rus devletinden pozitif ayırımcılık beklentisi olan Çerkes diasporası için anayasal düzlemde bir dönüş hakkı tamamen hayal olacak.

Rusya yapacağı bu anayasa düzenlemesi ile adını taşıdığı federal ilkelerden tamamen uzaklaşmış oluyor.

İçinde barındırdığı ulusların ve sivil toplum yapılanmalarının görüşü dikkate alınmadan yapılan bu düzenlemenin Rusya’nın aleyhine olacağını biz biliyoruz; çok zaman geçmeden Kremlin’in yeni çarları da öğrenecektir. Bu adımla anayasada ikinci sınıf olarak tanımlanan halklar merkezi devlet yapılanmasından duygusal olarak kopacak ve bir zaman sonra “kendi kaderini tayin etme” akımının fitili ateşlenecektir.

Bütün bu riskleri alacak kadar gözünü karartan Rusya merkezi yönetiminin bundan sonraki adımının “sığıntı halklara bahşedilmiş ulusal cumhuriyetlerin lağvedilmesi” olacağını tahmin etmek için kahin olmaya gerek yok. Ulusları ve ulusal sorunları görmezden gelen bu tavırla Rusya Federasyonu kendi sonunu hazırlamaktadır.

Çerkes Dernekleri Federasyonu olarak bu gerçeği gören ve yazılı açıklama ile halkını bilgilendirme görevini yerine getiren Kabardey Balkar Cumhuriyeti Beşeri Bilimler Enstitüsü çalışanlarının açıklamasını destekliyor; halkımızın gerçek aydınlarını bağrımıza basıyoruz.

ÇERKES DERNEKLERİ FEDERASYONU

 1,458 total views,  1 views today

Yorum Yap