HATAJUKO VALERİ’NİN MARTİN KOÇESOKO’NUN TUTUKLANMASI İLE İLGİLİ AÇIKLAMASI

Kabardey-Balkar Cumhuriyeti İnsan Hakları Derneği Başkanı Hatajuk’o Valeri, Martin Koçesoko olayı ile ilgili açıklamalarda bulundu. Diasporayı bilgilendirmeye yönelik bir video yayınlayan (https://www.youtube.com/watch?time_continue=1&v=YEqAr192KoE) Hatajuko, bu tür süreçlerde şiddetten mutlaka uzak durulmasını; devlet yönetimine yazılacak mektuplarla durumdan duyulan rahatsızlığın iletilmesinin daha yerinde olacağını söyledi.

Hatajuko’nun açıklamaları şu şekilde

“İki gün önce Haziran ayının 7. günü saat 23.00 civarlarında, bir gençlik oluşumu olan Xabze Xase Başkanı Martin Koçesoko polis tarafından gözaltına alındı. Aldığımız bilgilere göre Martin’in tutuklanma nedeni narkotik nedenlerle olduğu yönünde.

Martin’i yakından tanıyan herkesin emin olduğu ve asla kabul etmeyecekleri bir gerçek, bu tür narkotik konularıyla asla ilgisi ve ilişiği olmayacağıdır.

Bununla birlikte Xabze Xase üyelerinin de kendi yaşantılarında bu konularda çok dikkatli oldukları, özellikle gençleri alkol ve uyuşturucudan uzak tutma konusunda çalışmalar yaptıkları bildiğimiz bir gerçektir. Günlük yaşamda olsun, siyasi ve politik alanda olsun tüm konulara Xabze temelli bir yaklaşım geliştirme noktasında çaba sarf eden bir oluşumdur Xabze Xase.

Böyle olunca, peki nedir bu işin aslı, sorusu soruluyor haklı olarak? Bunun cevabı ise şöyle verebiliriz:

Geçen yıl Mayıs ayında Moskova’da Rusya Federasyonu’na bağlı cumhuriyetler ve halkların haklarının korunmasını amaçlayan bir kongre düzenlendi, bir sivil toplum örgütü oluşturuldu. Bu örgüt, yakın zamanda Rusya Federasyonu’nda yaşayan halkların dil konusunda oluşan mağduriyetlerinin, özellikle anadilde eğitimin seçmeli hale getirilmesinin vb konuların ele alınmasını ve bu mağduriyetlerle mücadeleyi amaçlıyor.

Bu yıl 24-26 Mayıs tarihlerinde konu hakkında yine bir konferans düzenlendi.

Konuyla ilgili Kabardey-Balkar Cumhuriyeti’nden kongre temsilcileri hazırlıklarını yapmış, STK’lar bir araya gelmiş ve kararlar almış, konferansta dile getirilmesine çalışılmıștır.

Konferansta konuşulanlar oldukça dikkat çekmiş, birçok yerde haberlere konu olmuş, toplumun büyük bir kesimine ulaşmıştır.

Konferansta, Rusya’da uygulanan federalizm anlayışının halkları ve cumhuriyetleri değersizleştirdiği, bir çok haklarının gasp edildiği yönünde konuşmalar yapıldı.

Özellikle Çerkesçenin seçmeli hale getirilmesi kongrenin Kabardey-Balkar Cumhuriyeti temsilcileri tarafından defaatle dile getirildi.

Konferans sonrası Martin’in Kulkujın köyünde bulunan ailesine giden Baksan bölgesinden bir takım görevliler ebeveynlerine, “Oğlunuzun başına bir şeyler gelmeden yerine oturtun, oğlunuzu zapt edin” şeklinde kendilerince uyarıda bulunmuştur.

Bu olay sonrası köyün ileri gelenleri bu konuyu hali hazırda göreve getirilmiş olan Kabardey-Balkar Cumhuriyeti Başkanı Kazbek Kokov’a iletmiş, bu yaklaşımın kabul edilir olmadığını, konuya müdahil olması gerektiğini, akıl yoluyla çözüm üretmesi gerektiğini dile getirmişlerdir. Fakat bu konuda Başkan Kazbek Kokov’un bugüne kadar bir cevap vermediği bilinmektedir.

Konuyla ilgili herkesin söylediği şey ise Martin’e yapılanların buna verilen bir cevap olduğu yönünde.

Doğrusu ben çok inanılmaz bulmadım. Yapmazlar diyemeyeceğim. Önümüze Martin’in narkotik konusunu kabul ettiğini, “benimdir” dediğini, suçu kabul ettiğini gösteren haberler gelirse ona da şaşırmam.

Çünkü olaydan bir kaç gün geçmiş olmasına rağmen Martin’in kendi avukatı ile dahi görüşmesi mümkün olmamıştır. Buralarda bu işlerin nasıl sonuçlandırıldığını biz gayet iyi biliyoruz. Baskı ve işkence ile suçu kabul ettirmeleri olasılık dahilindedir.

Bu konuda birçok yerden oldukça fazla “ne yapmalıyız, nasıl davranmalıyız, ne yapabiliriz, nasıl yardımcı olabiliriz?” şeklinde sorular geliyor. Buna söyle bir cevap vermek isterim:

Elbette Martin’in uğradığı haksızlık konusunda çok ciddi anlamda çalışmalı, bir an olsun konuyu gündemden düşürmemeliyiz. Ve ısrarla mevcut kanunlar ve dünya genelinde geçerli insan hakları çerçevesinde mücadele etmeye devam etmeliyiz.

Kanun dışı yaklaşımlar ve davranışlardan uzak durulması konusunda da son derece ısrarlıyız.

Az önce bir grup genç ziyaretime geldi, yine konu hakkında görüştük, aynı şeyleri söyledim. “Nasıl olur, mahkemeler ve adalet sisteminin çalışmadığını her zaman siz dile getirmiyor musunuz? Nasıl olacak peki bu çalışmayan adalet sisteminde nasıl mücadele edeceğiz” dediler.

Gençlerle bazı konularda uzlaşmak, işin aslını tam olarak anlatabilmek tabi ki zordur.

Elbette bunu her zaman söylerim, yüz kere, bin kere yine söylerim, söylemek zorundayım.

Bizim mevcut şartlarda başka bir çıkış yolumuz yok! En büyük gücümüz aklın yoludur.

Buna emin olun, yasa dışı yollara başvurmamız, şiddet ve nefrete yönelmemiz kesinlikle birilerinin işine gelecektir. Bunu çok iyi anlamamız gerekiyor.

Benzer şeyleri yaşadık, çok fazla olmadı, din bahanesi ile çıkarılan olaylarda iki bin gencimizi kaybettik, gerek güvenlik güçlerinde, gerek karşı tarafta, ama hepsi bizim insanımız olan 2000 kişi kaybettik.

O günlerde yaşadıklarımızın analizini iyi yapmalı, bu duruma hangi güçlerin neden olduğunu ve o durumun kime yaradığını çok iyi anlamalıyız.

Şimdi Martin konusunda ne yapabiliriz, nasıl bir yol izlemeliyiz; sorusunu soran özellikle diasporada bulunan soydaşlarımıza seslenmek isterim.

Her ne kadar Rusya Federasyonun mevcut hükümeti diaspora Çerkeslerini doğal vatandaşı olarak kabul etmiyor olsa da, normal şartlarda bu hakkınızdır, aynı soydan insanlar olarak bu konuya müdahil olma hakkınız var.

Rusya yetkililerine bu konularda yazın, müracaat edin, Cumhuriyet başkanlarına ve yetkililerine yazılar yazın, müracaatlarda bulunun. Sürekli yazın.

Çok fazla bir güç gerektirmeyen fakat herkesin katkısı olabilecek bir yöntem ile bıkmadan usanmadan mücadele etmeye devam etmeliyiz.

Ve inanıyorum ki akıl yoluyla yürüttüğümüz bu mücadelede Allah’ın izniyle istediğimizi elde edeceğiz.”

301 total views, 1 views today

Yorum Yap