EFSANEVİ KABARDİN ATLARI GERİ DÖNÜYOR…

1800’lerde Kafkasya’nın yüksek dağlarında Rus İmparatorluğu kuvvetleriyle savaşan Çerkes savaşçıları taşıyan Kabardin atının gücü ve dayanıklılığı bir efsaneydi.

1991’de SSCB çökerken ise neredeyse yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştı.

Şimdi ise at yetiştiricileri ve hayvan kayıtları, bu efsane atların anavatanları olan Kabardey bölgesinde yeniden dirildiğini ve  ahırlarda geliştiğini gösteriyor.

Kabardin atları yetiştiren, eğiten ve yarışan Pawel Krawczyk, RFE/RL ‘ye verdiği demeçte, “Sovyetler Birliği çöktüğünde, bu türün neslinin tükenmeye çok yakın olduğu görülüyordu” diyor.

Islah programları, Sovyetler ve ardından Rusya’da meydana gelen kaos nedeniyle dağılınca, yüzlerce  Kabardin atı için yok olma tehlikesi baş gösterdi.

Kabardinler genellikle tamamen siyah, koyu veya gri olup, sağlam yapılı, orta büyüklükte bir attır ve en az 1500’lerden bu yana dağlık kuzey Kafkasya’daki Çerkes kabileleri tarafından yetiştirilmektedir. Hayvan, zekası ve itaatinin yanı sıra, sert koşullara neredeyse eşsiz denebilecek dayanma kabiliyeti ile ünlüdür.

İmparatorluk Rusyası’nın 18. ve 19. yüzyıllarda Kafkasya’yı kontrol altına almak için yaptığı saldırılarda, dar dağ geçitlerinde verdiği güven ve soğuk havalardaki çevikliği, bu cinsi Çerkes direnişi için paha biçilmez bir hale getirmiştir.

Rus-Çerkes Savaşı sırasında bir Habsburg subayı, düşman prenslerinin Kuban bölgesindeki bir baskından 14 saat önce “160 verst” (yaklaşık 170 kilometre) yol kat ettiğini açıklandı. Memur F.F. Turnau, “Bunu sadece Kabardin atı yapabilirdi” demiştir.

Kabardin atları pek çok askeri operasyonda Çarlık orduları tarafından da kullanıldı. İmparatorluk doğuya ve güneye doğru genişledikçe, Rusya’nın geniş sınırları boyunca Kazaklar tarafından tercih edilmiştir.

Hayvanlar, 18. yüzyılda Polonya’nın bölünmesinde de rol oynadı.

Kabardinler, SSCB’nin yıkılması sonrası özellikle at meraklıları için endişe verici bir hal aldı ve Kabardin efsanesinin ölümüne neden oldu.

“Bu atlarla ilgili olarak diğer atların sahip olmadığı özel bir şey var – bunun korunması gerekiyor.”

Kabardin atı yetiştiricilerinin çabaları, şu anda yaklaşık 400 hayvanın bulunduğu Almanya’daki Kabardin ile ilgilenen bir merkezde devam ediyor. Genellikle binicilik, turizm ve dayanıklılık yarışları için kullanılıyor.

Kabardin atları Arap atlarıyla takdire şayan bir şekilde rekabet ediyor.

Kabardin atları Avusturya, Çek Cumhuriyeti, Fransa, Macaristan, Slovakya, İspanya ve İsviçre’de küçük sürüler halinde ortaya çıkmaya başladı.

‘Özgürlüğümüzün Sembolü’

Ancak en önemlisi yetiştiriciler, Kabardin at popülasyonunun Gürcistan’ca çevrelenen ve yaklaşık yarım milyon insanın yanı sıra düzinelerce göl ve nehre ev sahipliği yapan küçük bir dağlık alan ile yemyeşil toprak parçasından oluşan anavatanları Kabardey-Balkar’da canlandırılması gerektiğini söylüyorlar.

Kafkasyalı bir siyaset analisti olan İslam Tekushev, “Bu hayvanlar özgürlüğümüzün güçlü bir sembolü” diyor. “Kabardin atı kimliğimizin ayrılmaz bir parçası ve yüzyıllar boyunca Çerkes tarihinde önemli rol oynadı.”

Öte yandan çok sayıda zengin insan, oligark, işadamının Kabardin atları beslediği ve yüzlerce Kabardin sürüsünü ellerinde tuttukları öne sürülüyor.

Kabardin atı ırkının şu anki sayısının Kafkasya’da 10 bin ila 12 bin arasında olduğu öne sürülüyor.

_______________________________

Kaynak: www.dunyabulteni.net, 27-12-2018

644 total views, 1 views today

Yorum Yap