Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti’nde Ulusal Temsil Gerilimi

Karaçay Çerkes Cumhuriyeti’ndeki Abaza ve Çerkes halk örgütleri yetkilileri, “atamalardaki ulusal temsil kotasını” gündeme getirdi.

Etnik grupları temsil eden “Abaza”, “Çerkes Halkı Yaşlıları Konseyi” ve “Çerkes Kültür Merkezi” adlı sivil toplum kuruluşlarının başkanları Devlet Başkanı Putin’e mektup yazarak, Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti Federal Vergi Dairesi Başkanı’nın mevcut görevini sürdürmesini talep ettiler.

Gazeteci Murat Gukemukhov da, ulusal kota tahsisi sorununun göz ardı edilmemesini isteyerek, “Bu konuyla ilgili anlaşmazlıklar çatışmalara yol açabilir” uyarısında bulundu.

SORUNUN KAYNAĞI SON 20 YILDA YÖNETİMDE ULUSAL PARİTENİN KADEMELİ OLARAK İHLAL EDİLMESİ

Kamu kuruluşları Janibek Kujev (“Abaza”), Abu Yusuf Banov (“Çerkes Halkının Yaşlıları Konseyi”) ve Rauf Daurov (“Çerkez Kültür Merkezi”) Başkanları, Çerkes ve Abazaların haklarının ihlali sorununu çözmeye yardımcı olması için Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e başvurdu. Karaçay-Çerkes’deki yönetim dağılımı verilerine göre, liderlik pozisyonlarının çoğunluğu Karaçaylar’ın kontrolünde bulunuyor.

Banov, Daurov ve Kujev’in imzaladığı mektup 13 Kasım’da Planet-today.ru adresinde yayınlandı. Mektupta, “Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti’nin iktidar yapısında sürekli olarak etnik gruplar arası sürtüşmeler ve ulusal parlamentonun uyuşmazlığı söz konusu ve neredeyse 20 yıldır cumhuriyette yaşayan Abaza ve Çerkes halkları için geçerli bir sorun bu. KÇC’deki Abazalar ve Çerkesler, sürekli olarak yönetim organlarında temsilden uzak tutulmaktadır. Uzun yıllardır sürekli Karaçay uyrukluğunun lehine yapılan personel istihdamı, olası bir etnik çatışmanın ana sebebi olacaktır ”deniyor.

Mektubu kaleme alanlar, bugün Karaçay-Çerkes’teki 48 federal yürütme organından yalnızca birinin Çerkesler tarafından yönetildiğini ve Karaçay başkanlığındaki cumhuriyetin yürütme organlarında Karaçay çalışanlarının oranının % 85-90’a ulaştığını belirtiyor ve “Abazaların ve Çerkeslerin sabrı artık taşmıştır. Çerkes ve Abazaların temsilcilerine devlet kurumları başkanlarınca uygulanan ayrımcılığa karşı halkın başlatacağı protesto eylemleri cumhuriyetteki durumu da istikrarsızlaştırır” diyorlar.

Mektupta imzası bulunanlar ayrıca, Federal Vergi Dairesi Başkanı Hazret Nirov’un yerine bir etnik Karaçay’ın atanmasına ilişkin hazırlıkların farkında olduklarını da belirtiyorlar. İmzacıların Putin’e gönderdiği mektupta, “Durumun daha da ağırlaşmaması için, halkımızın temsilcisi vergi Dairesi Başkanı’nın görevinden ayrılmamasını ve KÇC’deki mevcut hükümete personel dengesizliklerinin kabul edilemez olduğunu belirtmenizi istiyoruz” deniliyor.

İmzacılardan biri olan Abaza halk teşkilatının başkanı Janibek Kujev, “Kafkas Uzel” muhabirine yaptığı açıklamada, Çerkesler ve Abazaların haklarının ihlali ile ilgili sorunun, dün veya bir yıl önce ortaya çıkmadığını söyleyerek, “KÇC’de iktidar yapılarında ulusal paritenin gözetilmesinde sözel anlaşma ile mutabık kalınmıştı. Federal merkez de, cumhuriyette gerginliği önlemek için paritenin korunmasını istedi. Fakat geçtiğimiz yirmi yıl içinde, parite yavaş yavaş kırıldı ve şimdi tekrar merkeze dönmeye zorlayan bir duruma gelindi” dedi.

Abazalar ve Çerkeslerin artık susmayıp haklarını savunmaya karar verdiklerini söyleyen Kujev, “İnsanlar bir Çerkes’in belirli bir göreve oturduğunu görüyor fakat bir süre sonra onun yerini bir Karaçay alıyor. Zamanla, bu tür vakalar çok fazla olmaya başladı. Nitekim Karaçaylar, KÇC’deki mevkilerin çoğunu işgal etmiş durumda. Bu sadece beni değil, herkesi ilgilendiriyor ve endişelendiriyor.” diyerek durumun parite üzerinden iyileştirmesini dört gözle beklediklerini söyledi.

Mektubun imzacıları, cumhuriyette bulunan Federal Vergi Dairesi Başkanı Hazret Nirov’la kimsenin herhangi bir ilişkisi bulunmadığını da sözlerine ekliyor ve “Hiç kimsenin Hazret Nirov ile akrabalığı veya başka türlü bir bağı yok. Sadece onun görevinden alınmamasını rica ediyoruz” diyorlar.

Bir başka imza sahibi olan Çerkes Halkının Yaşlıları Konseyi Başkanı Ebu Yusuf Banov da, “Nirov ile hiç tanışmadım. Onu sadece uzaktan gördüm. Ben bir işadamı değil, basit bir emekliyim. Onunla tanışmıyoruz“ dedi. Banov, cumhuriyet yetkililerinin, devlet başkanına itiraz iletmemeleri için imzacıları etkilemeye çalışmadıklarını söyleyerek, “Kimse beni temyiz etmeyi reddettiğimiz için konuşmaya davet etmedi. Kimse cesaretimizi kırmadı. Hükümet her zaman bu sorunu çözeceğini söylüyor, ancak sorun orada duruyor ve çözülmüyor. Bu konu artık sonuçlandırılmalıdır” dedi.

Buna karşılık Kujev hükümet temsilcileriyle temyiz hakkında bir görüşme yaptığını, ancak hiç kimsenin mektubun gönderilmemesi için kendisini ikna etmeye çalışmadığını söyledi. “Temyiz, son zamanlarda hükümet temsilcileriyle yapılan kişisel toplantıda da tartışıldı. Ama benimle halkın bir üyesi olarak konuştular. Konuşma resmi değildi. Gönderilmemesi için ikna etme girişimleri yoktu” dedi.

Kamu örgütü “Adyghe Khase-Çerkes Parlamentosu” Başkanı Ramazan Tlemeşok ise Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti’nde Çerkes ve Abazaların haklarının ihlal edilmediğini söyledi.

“Buna katılmıyorum. Böyle bir sorun yok. Kimsenin haklarının ihlal edildiğine dair somut örnekler veya gerçekler yok. Bu, herkes için geçerlidir: Çerkesler, Karaçay ve diğerleri için…” diyen Tlemeşok, kimsenin hak ihlali iddiasıyla “Adyghe Khase” örgütüne başvurmadığını söyleyerek şöyle devam etti: “Kimse kişisel olarak bana böyle sorular yöneltmedi. Ayrıca organizasyonumuza da başvurmadı. Aynı zamanda, diğer örgütlerin temsilcileri ile yakın iletişimim var, hiç böyle soruları olmadı.”

Kafkasya gazetesi muhabiri Murat Gukemukhov’un haberine göre ise mevkiler, makamlar “ana gelir kaynağı” olmaya devam ettiği sürece ulusal kotalar sorunu da bu şekilde devam edecek.

“Mevcut yapı ana gelir kaynağı konumundayken, bu sorun çözülmeyecektir. Ve bu sadece pozisyonu işgal eden kişi ile ilgili değil, aynı zamanda tüm aile ve yakın çevresi ile de ilgili. Sorun, ‘güvenlik görevlileri ve memurların himayesi olmadan’ iş bulunabilinceye kadar sürecektir. O zamana kadar da bu sorun böyle devam eder” diyor Gukemukhov.

Yetkili makamlar ciddiyetle el atarsa sorunun çözüleceğinden emin olduğunu belirten Gukemukhov, “Mevcut koşullar sorun üretmeye odaklı. Bugün hem hızlı ve kolay para kazanma, hem işini, pozisyonunu korumanın yolu güce sahip olmaktır. İktidarın bir parçası pozisyonunda olanlar için devlet, insanların sebeplendiği bir tür “lezzetli gıda” konumunda” diyor.

Gukemukhov’a göre, eğer hükümet iyi bir hayatın garantisi olmaktan çıkarsa, kota sorunu da kendiliğinden çözülecek. Gukemukhov sözlerini şöyle tamamlıyor: “Yüksek emekli maaşları, iyi bir sosyal paket, iş özgürlüğü ve yolsuzluğun yokluğunda, kimse bu konularda tartışma yapmayacaktır. Kimse neden jüri üyesi kotasını tartışmıyor? Çünkü herkes patron olmak istiyor. Ve eğer konu gelirle ilgili olmaktan çıkarılırsa, o zaman bu sorun da ortadan kalkar.”

Telegram kanalının yazarı Umar Tatiyev, Karaçay-Çerkes’de ulusal kota sorununun her 10 yılda bir ortaya çıktığını belirtiyor.

“Çok uluslu cumhuriyetlerde iktidardaki ulusal denge önemlidir, nitekm bu noktada birçok hassas ülke var: Dağıstan, KÇC, KBC… KÇC’de her 10 yılda bir ulusal yapı çok keskin bir biçimde bu konuya işaret eder. 1999’da Karaçay ve Çerkes adayların çatıştığı KÇC başkanlığı seçimi ve 2009’da KÇC Başkanı Ebzeyev’in Grek Başbakan Kaishev’i Çerkes koltuğuna getirmesi problemi gibi. O günden bu yana neredeyse bir on yıl daha geçti” diyen Tatiyev, ulusal azınlıkların her zaman herkes için “eşitlik” çağrısında bulunacağını, daha büyük yüzdeli milletlerin ise “orantılı” temsil çağrısına itibar edeceğini belirtti.

“Buna ek olarak, bu durum, muhalif klan gruplarına bölgedeki yapıyı sallamaları için en kolay ve en uygun yolu sağlıyor. Bu gibi durumlarda, dengesizliklerin reel olup olmadığını düşünmek önemlidir. Bu durumda, Karaçay, Çerkez ve Abaza sosyal aktivistlerinin yuvarlak masa etrafında oturması ve hükümetin her birimindeki personel meselesi hakkında konuşması gibi yapıcı bir senaryoyu uygulamak da mümkün. Ancak, KÇC liderliği için bu iyi bir şey anlamına gelmeyecektir, çünkü böyle bir ortamda suçlanacaklardır” diyen Telegram kanalı yazarı Tatiyev’e göre, KÇC yetkilileri için, muhaliflerin dağınık milliyetçi çılgın gruplar olarak kalmaları daha da kârlı, çünkü onların personel sorunlarını çözme arzusu yok. Tatiyev ulusal kota konusundaki uyuşmazlıkların cumhuriyet makamlarına karşı genel protestolara ve etnik çatışmalara yol açabileceğini de sözlerine ekliyor.

—————

Kaynak:  Gor Aleksanyan, Kafkas Uzel

200 total views, 1 views today

Yorum Yap