GÜNDELEN’DEN GERİYE SORU İŞARETLERİ KALDI…

Kabardey Balkar Cumhuriyeti’nde 18 Eylül’de Kanjal Savaşı’nın 310. yıl dönümü münasebetiyle bir grup atlı Çerkes aktivist yasal izinlerini alarak, Kanjal Dağı’na anma programına gitti. Yetkililer atlılara yol üzerindeki Balkar köyü Gündelen dışında bir güzergah çizdi. Atlılar belirlenen yoldan Kanjala çıktı ve aynı yoldan geri döndü. Görev bitince atlıların lideri İbrahim Yağan facebook sayfasından “atlar ahırda” diye mesaj attı.

Ancak şehire, “atlıların Gündelen köyünden geçirilmedikleri” şeklinde haberlerin ulaşması sonucu, toplanan Çerkes Gençler adı geçen köye gelip içinden geçtiler.  Sonra aynı yoldan geri döndüler. Köyden çıktıktan sonra karşılarında yolu kesmiş OMON birliklerini buldular. Gençlerin OMON Barikatını aşma girişimi üzerine askerler önce havaya ateş açtı, ardından Çerkes gençlerine saldırdı. Çok sayıda genç dayak yedi ve gözaltına alındı. Araçları parçalandı.

Ertesi gün, 19 Eylül, Nalçik’teki Kabardey-Balkar hükümet binası yakınında, Adige bayrakları altında bir miting düzenlendi ve katılımcılar yetkililerden olayların içyüzü hakkında bilgi istedi.

Aynı gün, Gündelen yakınında bulunan Zayukovo köyünde yürüyüşçülerle polis arasında yeni çatışmalar meydana geldi.

Buna ek olarak, “Kafkas” yolundaki çatalda, silovikler, çatışmanın taraflarından birinin yardımına gelen bir grup insanı gözaltına aldı.

Gözaltına alınanların çoğu daha sonra serbest bırakılsa da hala soruşturması sürenler var.

***

Aniden büyüyen olaylar akıllarda cevaplanmamış pek çok soru işareti bıraktı. Konuyu Facebook sayfasında ele alan eski milletvekili Muhamedin Tuma, olayın karanlıkta kalan pek çok noktası olduğunu söyleyerek, aydınlatılması için hukukçulara ve insan hakları savunucularına çağrıda bulundu. Muhamedin Tuma’nın çağrısı şöyle:

                                                                                   Ruslan Gvaşe, Muhamedin Tuma, Valeri Hatajuko

“Cumhuriyetimizin saygıdeğer avukatları;

Ruslar, Kabardeyler, Balkarlar!

Barış ve huzurdan, şeref ve adaletten yana olan herkes!

Bu yıl 18-19 Eylül’de Gundelen-Zayukovo bölgesinde meydana gelen olayları soruşturmak için başka yerlerden müfettişler geldiğini internetten öğrendim.

Niçin bizim soruşturmacılarımıza güvenmiyorlar da dışarıdan birilerini getiriyorlar?

Aynı şekilde, protesto eden gençlerimizi bastırmak için  komşu cumhuriyetlerden MUHAFIZ BİRLİKLERİNİN (OMON vs.)  niçin getirildiğini de anlamamıştım? Nitekim onlar gençlere haksız muamelede bulunarak, kitlesel şekilde acımasızca dayak atıp, arabalarını parçaladı.

Bildiğim kadarıyla mağdurların avukatlarının bu soruşturmaya müdahil olma hakkı vardır. Bu nedenle sizden rica ediyorum -ki binlerce vatandaşımızın da böyle istediğinden eminim- lütfen bütün mağdurlara YARDIM EDİN! Bunun nasıl yapılacağını benden yüz kat daha iyi biliyorsunuz.

Müteakip yasal işlemler için soruşturma sırasında iki soruya BELGELİ cevap aramak gerekir:

Birinci Soru: Niçin bazı “önemli yetkililer” atlılara köyün etrafından dolaşmalarını teklif ederek yola adeta mayın döşediler? Bunu duyan gençler, bunu bütün Adıgelere hakaret saydıkları için sırf Gundelen’e gittiler. Bunu öneren  ÖNEMLİ YETKİLİLER kim; adları, soyadları, baba adları ne ve neden böyle yaptılar? Halbuki mantık ve kanun, köy yönetimine gitmeyi ve barışçıl atlıların köyden geçiş problemini çözmeyi gerektirirdi.

İkinci Soru: Neden silahlı ve maskeli adamlar (Rosgvardiya, OMON, SPETSNAZ), çoktan köyden çıkmış olan gençleri ablukaya aldı? BUNA NE GEREK VARDI? Bu çocukların suçu neydi ki gözaltına alarak coplarla dövüp, arabalarını parçaladılar? Yolu ablukaya alma emrini verenler kimdi? Bunların adı, soyadı, baba adı nedir? Emri verenin generaller olduğu bile söyleniyor.

Davayı mahkemeye götürecek ve gençlerin masumiyetini ispat edecek avukatlarımız olduğundan eminim.

Gençlerin tek yaptığı Gundelen’in SOKAĞINDAN GEÇMEKTİ.

Evlere girmediler, köylülerin arabalarını parçalamadılar, camlarını kırmadılar, dükkanları yağmalamadılar… Sadece sokaktan geçtiler ve evlerine dağılacaklardı. Ancak yolda gözaltına alınıp dövüldüler, gaddarca bir şiddete maruz kaldılar.

YOLU ABLUKAYA ALMA VE HİÇBİR SUÇU OLMAYAN İNSANLARI DÖVME EMRİNİ KİM VERDİ?!

Bu suçların -gençlerin acımasızca dövülmesi ve arabalarının parçalanması- failleri cezalandırılmalıdır! Deliller bugün toplanabilir.

Eğer bunu şimdi yapmazsak, benzer olayları tekrar yaşarız.

Kendimizi savunmamız gerek!”

Muhamedin Tuma’nın bu mesajını paylaşan Ruslan Gvaşe yanına şu notu düştü:

“Bu mesajın sahibi sevgili Muhamedin Tuma eski bir milletvekilidir.

Sorularına yanıt bulmak için, sadece cumhuriyetin avukatları değil; ülkenin diğer bölgelerindeki avukatlar, hukukçular, insan hakları savunucuları ve diğer ilgililerin de konuya sahip çıkacaklarına inanmak istiyorum.

Ve soruşturmayı yapacak olanlar, bizim ve milyonlarca kişiden oluşan Kafkas diasporası mensuplarının da gelişmeleri yakından izlediğini bilmelidirler.

Cevapsız sorulara, adil, objektif bir araştırma ve ayrıntılı cevaplar talep ediyoruz.

Sadece böyle bir soruşturma bize yarının güvenli dünyasını tesis edebilir!”

 

531 total views, 1 views today

Yorum Yap