Ne üstadlar çıktı bu salondan….

NİLHAN AYDIN

Maestro Yuri Temirkanov’un davetiyle filarmoni konserini izlemek üzere benim düş şehrim St. Petersburg’dayım. Altın kubbeleri, köprüleri, barok mimarisi, sanat, kültür ve edebiyatın yetenekleriyle yoğrulan şehrin kendine has bir büyüsü var. Petersburg öyle bir yer ki sanatın her dalının hayat bulduğu, geçmiş ve geleceğin iç içe yaşadığı bir şehir…

Buz gibi havayı içime çekerek, heyecanımı dengelemeye çalışarak, o görkemli binanın kapısında kendimi bir büyüye bırakmaya hazırım. Merdivenleri çıkıp, büyük bir kapıdan geçtiğinizde duvarların Temirkanov’un fotoğraflarını ile süslenmiş olduğunu görüyorsunuz. Üçüncü büyük kapıyı da geçtikten sonra büyük salon bütün ihtişamıyla karşımızda. 200 yaşından daha eski, 1500’den fazla koltuk kapasitesine sahip bu salon, kısa süre içinde doluyor. Herkes birbirinden şık ve zarif… Kadınlar ayrı özenli ve her kadın ayrı şık bir tarza sahip. Düşünün… Bu salonda Beethoven’ın Missa Solemnis eserinin dünya prömiyeri 1824’te yapılmış. Bu salonda, 19. yüzyılın sayısız ünlü müzisyeni Franz Liszt, Hector Berlioz, Richard Wagner, Gustav Mahler, Arthur Rubinstein, Robert Schumann, Pauline Viardot, Pablo de Sarasate ve diğerleri performans gösterdi. Aleksandr Borodin, Modest Musorgski, Pyotr İlyiç Çaykovski, Nikolay Rimski-Korsakov ve Aleksandr Glazunov gibi Rus klasik geleneğinin üstatları, pek çok eserini bu tarihi yerde ilk kez dünyaya duyurdu.

Konser sonrası tebrikler 

Sahneyi çok iyi gören bir yerde, sağ taraftaki locadayım. Bu salon, Viyana’da Viyana Filarmoni’yi izlediğim 1870 tarihinde inşa edilen Golden Hall (Golderene Saal-Altın Salon) salonundan daha geniş ve aydınlık. Golden Hall bana sıkışmışlık duygusu vermişti.
Bu salonun aydınlatması çok daha iyi ve izleyicilerinde salona yerleşmesi çok daha pratik, telaşsız. Bir gong sesi ve orkestra elemanları sahneye giriyor. Saat tam 20.00. Temirkanov görülmesiyle herkes ayağa kalkıyor, alkış tufanı kopuyor. Mavi gözleri meydan okurken ’Sizi başka bir dünya yaşatacağım’ güveniyle selam veriyor… Konser programı Petersburg doğumlu Çaykovski’nin eserleri…
Defalarca ayakta alkışlar… Konser bitti. Ama Temirkanov tebrikleri kabul edecek. Sahne’nin sağ tarafından salona geçiyoruz. İnsanlar sıraya dizilmeye başladı. Temirkanov kapıda göründüğünde direkt bana yöneldi. Çerkesçe bana “Fesapş (merhaba)” diyerek devam etti. “Yuva’ma hoş geldin…” Ben heyecandan titriyorum. Üstelik Temirkanov’u her gördüğümde… İnanılmaz buğulu sesi ve çok derin mavi gözleri var. Fakat duruşu… Burnunu hafif dikerek söze başlaması… Eski Çerkes tamate (büyüğü) duruşu mu desem…

Çerkez dilini unutmayın!

Temirkanov ile tanışıklığım eskilere dayansa da bu sefer kendisini Türkiye’de bir konser vermesi için davet etmeye gittim. Kendisi de bana “Bir Çerkes kızı beni davet etmek için buralara kadar gelmiş, elbette” dedi. Hiç bu kadar gururlandığımı hatırlamıyorum. “Ayaklarım yerden kesildi” deyişinin anlamını o an anlamıştım…  Hislerimi mutluluk kelimesi tarif etmeye yetmiyor. Birçok güzel duygu iç içe ..
Unutmadan söyleyeyim; Çerkes müziklerini İngiltere Kraliyet Senfoni Orkestrası’nda icra eden Temirkanov hemşehrililerine ‘selam’ gönderdi ve “Çerkes dilini unutmayın!” diye de tembih etti.  Akustiği mükemmel bu salonda, üstelik Temirkanov gibi bir şefle hayal dünyasına dalacağınız garanti. 5 Mayıs’ta Temirkanov’un Petersburg Filarmoni’de konseri var. Bu konserin fiyatları serbest bırakılmış 72.00 TL ile 131.00 TL arasında. St. Petersburg’ta konser fiyatları zaman zaman çok uygun olabiliyor ve biletler internet üzerinden satışa sunuluyor. Kentteki caz filarmoni hariç iki büyük filarmoni ve ‘Beyaz Geceler Filarmoni’ var. St. Patersburg’ta yaz-kış birçok filarmoni konseri düzenleniyor. Baharla birlikte ardında ‘beyaz geceler’ de ise sayısız konser organizasyonları oluyor.

Müziğin ‘nobel’ini aldı 

Temirkanov, 1938 Nalçik-Rusya doğumlu. Dahi çocuk olarak dokuz yaşında başladığı müzik eğitimini 1965’te Leningrad Konservatuvarı Orkestra Şefliği bölümünden mezun olarak tamamladı. 1988’den bu yana ünlü St. Petersburg Filarmoni Orkestrası şefliğinin yanı sıra, Londra Kraliyet Filarmoni Orkestrası ve Danimarka Ulusal Senfoni Orkestrası konuk şefliği görevini üstlenen Temirkanov, 2000-2006 yılları arasında Baltimore Senfoni Orkestrası’nın 11. müzik direktörü olarak görev aldı. Temirkanov, 2015’te müzisyenler için Nobel ödülü olarak adlandırılan ‘Vita Nella Musica’ (Müzikte Yaşam) ödülü ile ödüllendirildi.

____________________

kaynak: www.hurriyet.com.tr

1,091 total views, 5 views today

Yorum Yap