Sözde Ermeni Soykırımına Bakış Açımız.

page_almanya-turkiyeye-34buraya-kadar34-dedi-ermeni-soykirimi-tasarisi-meclisten-gececek34_77039298602 Haziran 2016 tarihinde Almanya Federal Meclisinde koalisyon ortakları Hıristiyan Birlik (CDU/CSU), Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile muhalefet partisi Yeşiller tarafından hazırlanan sözde ermeni soykırımı tasarısı ezici bir çoğunlukla kabul edilmiştir.

Tasarının kabul edilmesi Türkiye ve dünya gündemini yoğun bir şekilde işgal etmeye başlamıştır. Dolayısı ile sözde ermeni soykırımı tartışmaları toplumumuzun her kesiminde olduğu gibi Çerkesler arasında da tartışılır olmuştur. Alman federal meclisinde yapılan oylamada Alman Parlamentosunda görev alan ve dünya siyasetine çıkarları doğrultusunda yön veren emperyal bir üst aklın siyasi oyununa alet olan 11 Türkiye kökenli vekil de maalesef söz konusu tasarı için kabul oyu kullanmıştır. Kabul oyu kullanan ve bahse konu tasarının hazırlayıcılarından bir tanesi (Cem Özdemir) Çerkes kökenlidir. Bazı basın kuruluşları ile art niyetli kişi/kişiler tarafından Etem Bey meselesinde olduğu gibi bu olayda da adı geçen şahsın diğer vekillerden farklı olarak etnik mensubiyetine (Çerkes kimliğine) vurgu yapılarak tüm Çerkeslerin hedef gösterilmesini ve bu tür algı operasyonu yaratılmasını kınıyoruz.

Öncelikli olarak, 1915’te yaşanan olayların bir soykırım olarak kabul edilmesi için tüm dünyada etkili lobi faaliyetleri yürüten Ermenistan ile sözde ermeni soykırımı tasarısını kabul eden Almanya’nın, bugün yeryüzündeki suçların en büyüğü olarak kabul edilen soykırım konusundaki tarihsel sicillerine baktığımızda asıl niyetlerin soykırım olmadığını görüyoruz.

İkinci Dünya savaşı sırasında milyonlarca Yahudi’nin yanı sıra Çingeneleri, Rusları ve Polonyalıları toplama kamplarında insanlık dışı yöntemlerle öldüren, 1904-1907 yıllarında Namibya’da 200.000 yerli halkı katleden Almanya ile 26 Şubat 1992 gibi çok yakın bir tarihte Karabağ Bölgesindeki Hocalı Kasabasında 106’sı kadın ve 83’ü çocuk olmak üzere toplam 613 Müslüman Azeri sivili katleden, 152 yıl önce hemen yanı başlarında cereyan eden, bizzat tanığı ve şahidi oldukları 21 Mayıs 1864 Çerkes Soykırımı konusunda ölüm sessizliğine boğulan Ermenistanın öncelikli olarak kendi karanlık tarihleri ile yüzleşmeleri, demokrasi, hak, hukuk ve adalet değerlerini yeniden sorgulamaları gerekir.

Osmanlı imparatorluğu içinde beş yüz yıl boyunca altın çağlarını yaşayan ve tarihleri boyunca hiçbir devletten görmedikleri ilgiyi Osmanlı İmparatorluğundan görerek dünyanın en refah içerisindeki cemaatlerinden birisi haline gelen Ermenilerin 600 yıllık cihan devleti Osmanlı İmparatorluğunun yok ediliş sürecinde emperyal güçlerin maşası haline gelerek yaptıkları hatayı bu gün de aynı güçlerin etkisi, yönetmesi, yönlendirmesi ile yaptıklarını ve yapmaya devam ettiklerini görüyoruz. Küresel emperyal güçlerin tezgahladığı bugün yaşanan bu süreçten daha önce tehcir meselesinde olduğu gibi yine en büyük zararı Ermeni halkının göreceği bir gerçektir.

Masum insanların vatanlarını işgal etmeyi, insanları topluca imha etmeyi veya yerlerinden yurtlarından ederek zorla sürgüne göndermeyi kendisine hak gören, tarihi soykırım, sürgün ve katliamlarla dolu Almanya’nın SOYKIRIM konusunda kendi tarihsel sorumluluklarını yerine getirmeden mazlum halklara ve masum sivil insanlara yaşattığı mağduriyetleri maddi ve manevi olarak telafi etmeden sözde ermeni soykırımı tasarısını kabul ederek tanıması KESİNLİKLE BİR HAK VE ADALET ARAYIŞI olarak kabul edilemez. Almanya parlamentosunda alınan bu kararın, Almanya’nın soykırım konusundaki samimiyetsizliğinin bir ifadesi olduğu açıktır. Yine bu bağlamda sergilediği çifte standarttın iyi niyetli hiçbir açıklaması da olamaz.

Türkiye Cumhuriyetinin “sözde ermeni soykırımı” konusunda ilkesel tavrı ve politikası bellidir. Devletimizin bu konunun çözümü konusunda; tarihçilerden ortak bir komisyon oluşturulması, muhatabı olan tüm ülke arşivlerinin açılarak konunun bütün detayları ile tarihçiler tarafından araştırılması ve araştırma sonuçlarına göre bağımsız ve yetkili bir yargı organı tarafından konunun netleştirilmesi teklifini son derece makul ve mantıklı bir yaklaşım olarak değerlendiriyoruz.

Sözde Ermeni Soykırımı konusunda Almanya Federal Meclisinin aldığı son karar başta olmak üzere vatandaşı olmaktan gurur duyduğumuz devletimizin ön gördüğü bu çözüm önerisi dışındaki tüm yaklaşımların Osmanlı İmparatorluğu örneğinde olduğu gibi Türkiye Cumhuriyeti’ni bölmeye ve parçalamaya yönelik art niyetli siyasi komplo girişimleri olarak değerlendiriyoruz. Bu nedenle Alman parlementosunda alınan bu kararı, gayri ahlaki ve amacı dışında alınmış bir karar olarak değerlendirdiğimiz için tanımıyor ve red ediyoruz.

İnsanlık tarihinin şahit olduğu en kanlı ve en vahşi soykırımı yaşamış bir halk olarak, her şeyden önce Rusya Federasyonunun da sözde Ermeni soykırımı konusunda Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ortaya koymuş olduğu gibi, makul ve mantıklı bir çözüm önerisinde bulunarak bir adım atmasını, başta Türkiye Cumhuriyeti Devleti olmak üzere tüm özgür dünyanın Çerkes soykırımı konusundaki tarihi gerçeklerin gün yüzüne çıkartılması konusunda 152 yıldır adalet peşinde koşan bizlere yardımcı olmasını talep ediyoruz.

ÇERKES DERNEKLERİ FEDERASYONU

126,552 total views, 526 views today

Yorum Yap